31 Mayıs 2020 Pazar

Boşanma sürecinde çocukların durumu


Boşanma sürecinde, çocukların durumu


Psikoterapist Fazıl Tatar, 
“Kimsenin, çocuğun annesini veya babasını elinden alma hakkı yoktur” 

Dünyamızın üzerine felaket gibi çöken koronavirüs salgını, ülkeleri ve ekonomileri sarstığı gibi evlilikleri de sarsıyor. Kriz dönemlerinde aile içi şiddetin ve boşanmaların arttığını kaydeden uzmanlar, bu olumsuz ortamdan çocukların ciddi olarak etkilendiğine dikkat çekiyorlar. 
 
Psikoterapist Fazıl Tatar ve Avukat Melih Demirer, ınstagram canlı yayınında bir araya gelerek, “Aileleri boşanmaya götüren süreç ve bu süreçte çocuklara yaklaşım” konusunu değerlendirdiler. Yoğun izleyici katılımının olduğunu yayında, evliliklerde yaşanan bir takım sorunların ardından yaşanan boşanmalar ve boşanma süreci ile çocukların bu süreçten nasıl etkilendikleri, psikolojik ve hukuki boyutları ile kapsamlı olarak değerlendirildi. 

Ebebeynler, boşanma sürecinde önce kendi aralarındaki meseleyi bitirmelidir

Boşanmaya karar veren çiftlerin öncelikle konuyu kendi arasında çözüme kavuşturması gerektiğinin altını çizen Psikoterapist Fazıl Tatar, şunları söyledi: 
“Boşanmaya karar veren çiftler, öncelikle konuyu kendi aralarında sakin bir şekilde yöneterek çözüme kavuşturmalıdır. Eğer çocukları var ise, yavaş yavaş ve ona farkettirerek, “Biliyorsun, bizim bir takım sorunlarımız var, anlaşamıyoruz ve ayrılmaya karar verdik. Bizler, senin annen ve baban olarak her zaman yanında olacağız. Senden ayrılmıyoruz. Sadece birbirimizden ayrılıyoruz” gibi ifadelerle anlatmalıdırlar. Nitekim, tarafların birbirini suçlayarak kaos ortamı yaratması veya güçlü olan tarafın çocuğu diğer tarafa göstermemesi gibi bir durum asla söz konusu da olmamalıdır. Çünkü, annenin, babanın veya aileden başka birisinin, kısacası kimsenin, çocuğun annesini veya babasını elinden alma hakkı yoktur” dedi. 

Boşanma sürecinde, çocuk malzeme olarak kullanılmamalıdır 

Boşanma sürecinde, çoğu zaman çiftlerin birbirini suçlayabildiğini ve birbirine karşı olumsuz mesajlarını da çocukları üzerinden iletmekte olabildiklerini kaydeden Psikoterapist Fazıl Tatar, konuşmasına şöyle devam etti: 
“Ne yazık ki, olumsuz kaos ortamından en çok etkilenen çocuklar oluyor. Çiftler, birbirlerini suçladığı olumsuz mesajlarını, çocuğa ileterek “-Git annene söyle, git babana söyle” gibi çocuğun üzerinden kalkamayacağı bir yükü veriyorlar. Anne ve baba ayrıldığında da, olumsuz psikolojik yükün altında ezilen çocuk, çocukluğunda veya ilerleyen dönemlerde sorunlar yaşayabiliyor. Özetle, ebebeynler, boşanma sürecinde, çocuklarını, karşı tarafa karşı bir malzeme olarak kullanmamalıdırlar” diye konuştu. 

14 Mayıs 2020 Perşembe

Pandemi surecinde estetik uygulamalar nasil olacak TPRECD Bulteni


Pandemi surecinde estetik uygulamalar


ESTETİK İŞLEMLER İÇİN PANDEMİ ERTESİ YENİ DÖNEM BAŞLIYOR

Pandemi sürecinde denetimli bir esneklik gündeme gelmeye başladı. Salgınla mücadele kapsamında, estetik güzellik uygulamaları, plastik cerrahi uygulamaları durdurulmuştu. 
Sonuçlardaki iyileşme; kliniklerin uzun randevu aralıklarıyla, sosyal mesafeye ve hijyene dikkat ederek açılmasını gündeme getirdi. Kimi klinikler şimdiden kapılarını açtı ve cerrahi olmayan estetik işlemler uygulanmaya başlandı. Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği (TPRECD) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Özmen, estetik işlemler ve plastik cerrahi uygulamalarında yeni dönemi, hastalar, hasta yakınları, klinikler ve hekimlere düşen yeni sorumluluklar hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Selahattin Özmen


Nakit kullanmayın,  İkramda bulunmayın
Prof. Özmen, bu dönemde hastane ortamında yapılacak işlemlerde mümkün olduğu kadar kağıt evrak kullanımından kaçınılarak, bu işlemlerin elektronik ortamdan yapılması gerektiğinin altını çizdi. Özmen, lokal cerrahi işlemler arasında oda temizliği ve hastaların birbirleri ile temasının en aza indirilmesi için 15 dakika süre bulunması gerektiğini ifade etti.
Özel muayenehanelerinde çalışan estetik ve plastik cerrahlar için de önerilerde bulunan Prof. Dr. Özmen, tüm ofis çalışanlarının salgın konusunda eğitilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Özmen, insanlar arasında teması çoğaltacak çay kahve ikramlarının yapılmaması, muayenehane ortamında su sebili ve kahve makinesi gibi cihazların bulunmaması, gazete ve dergi gibi yayınların yer almaması önerisinde bulundu. Özmen, “Muayenehanelerde klima kullanılmamalı, pencere ve kapılar açılarak havalandırma sağlanmalıdır. Tedavi esnasında atılması gereken dikişler eriyebilen materyalden tercih edilmeli ve tekrar hastanın dikiş aldırmak için randevu alması azaltmalıdır. Hastalarla nakit para alışverişi yapılmamasına özen gösterilmesi, nakit para temasından kaçınılması gerekmektedir” dedi. 
Refakatçi alınmamalı 

Pandemi surecinde estetik uygulamalar nasil olacak TPRECD Bulteni

Hasta ve hasta yakınlarının da salgın sonrası süreçte dikkat etmesi gerekenleri sıralayan Özmen, muayene ve işlemler sırasında hasta yakınlarının, hastane dışında beklemesinin önemli olduğuna dikkat çekti. Hastaların muayene ve cerrahi işlemler öncesi Covid-19 yönünden sorgulanması gerektiğini belirten Özmen, teması azaltacak online platformların da kullanılabileceğini kaydetti. Özmen, “Yüz yüze hasta muayenesinin yerine geçmemekle beraber alternatif bir iletişim yöntemi olarak Teletıp (Skype, Zoom, fotoğraf ve video paylaşımı gibi) salgın döneminde kazandı. Teletıp kullanımı hem hekimlerin ekonomik kayıplarının azaltılması, hem de hastaların güvenliği ve sosyal mesafenin korunabilmesi açılarından önemli olanaklar sunuyor. Ameliyat sonrası kontroller de mümkünse kliniğe veya sağlık kuruluşuna gelmeden telekonferans ile uzaktan yapılmalıdır. Bu durumun getireceği artmış yasal sorumluluklara dikkat etmek gerekir” diye konuştu.

Doç. Dr. Bülent Saçak

“Covid-19 hasta üniteleriyle diğer tedavi ünitelerinin yoğun bakım, asansör, personel giriş-çıkışı ayrıştırılmalı”

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ABD Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Saçak ise şu  bilgileri paylaştı.

Acil olmayan ameliyatları Sağlık Bakanlığı erteledi, yapılmaya başlanma tarihi için yine  bakanlığın  genelgesi beklenmeli.

Covid-19 hastalarındaki azalmanın kararlı şekilde sürmesi halinde yakın zamanda Bakanlık bu sınırlamayı kaldırabilir, ancak ameliyat sayı ve niteliğinin artması kademeli ve yavaş olacaktır.

Elektif cerrahi yapılan kurumlarda Covid-19'lu hasta bakımı devam ediyor ise; hastalar ve onların tedavisinde yer alan personelin giriş çıkışı, yoğun bakım ve hasta asansörü gibi üniteler; Covid-19 tedavi ünitelerinden izole edilmelidir.

Klinik çalışanları klinik formaları ile çalışmalı, işe gelip gittikleri kıyafetlerle mesaide bulunmamalı, her yeni mesaiye yeni yıkanmış forma ve yeni koruyucu ekipman ile başlamalıdır.

Tedaviler esnasında mümkünse eriyebilen dikiş materyalleri veya dikiş alınmasını gerektirmeyen tekniklerin tercih edilmelidir.

Kontrollerde Teletıp (Skype, Zoom, fotoğraf ve video paylaşımı gibi)  kullanımının yaygınlaşması beklenmektedir. Bu konunun teknolojik ve yasal zeminini oluşturmamız gerekiyor. 

Tüm işlemler öncesinde hastadan Covid19 için de onam alınmalıdır.

Gereken hazırlıkların yapılabilmesi için ameliyatlar arasında en az 1 saat aralık bırakılmalıdır.