yasam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yasam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2017 Cuma

Ecco ayakkabı ile şık ve konforlu bir bahar


Ecco Cool 2.0

Ecco ayakkabı ile şık ve konforlu bir bahar

İskandinav sadeliğini teknoloji ve şıklıkla buluşturan EccoCool2.0 serisini keşfedin. Su geçirmez GORE-TEX® SURROUND® ve ayakkabınıza 360 derece nefes aldıran TPU teknolojisi ile hem şehirde hem doğada rahat edin.

İstanbul,28 Mart 2017-Yarım asırdır dünyanın her yerinde stil ve rahatlığı temsil eden Ecco, şimdi yeni ürünleriyle benzersiz bir deneyim sunuyor. Yılda 22 milyon çiftten fazla ayakkabıyı tüketicileriyle buluşturan Ecco, 2.0 serisinde kullandığı, yüzde 100 su geçirmez GORE-TEX® SURROUND® teknolojisiyle her koşulda ayaklarınızın kupkuru kalmasını sağlıyor. Ayakkabıya
360 derece nefes alabilirlik kazandıran TPU tüplü özel tasarımı ile ayak sağlığınıza verdiği önemi de gösteren Ecco, hem doğada hem de şehirde rahatlıkla kullanılabilmesi için tasarlanan şık serisi 2.0 ile sizleri baharın tadını çıkarmaya davet ediyor. 

Ecco Cool 2.0

Ecco Cool 2.0


Rengârenkbir seri

Ecco2.0 serisinde yer alan kumaş üst kısımlar ve konforlu kumaş içlik, suya dayanıklılıktan ödün vermeden nefes alabilirlik sağlıyor. Kaliteli deriden oluşan üst kısımlar ve kalıpta hazırlanarak üstün konfor sağlayan anatomik ayak kalıbı,şıklık ve rahatlığı, kullandığı teknolojilerle birleştirirken ayakkabınız nefes alıyor, nemi emiyor ve size gün boyu sağlıklı bir yapı sunuyor. Bahar ruhunu yansıtan rengarenk serisiyle Ecco, şehirlerin yoğun temposunda hem iş hem de sosyal hayatını bir arada sürdürebilmek isteyen ve bunu yaparken hem şıklığından hem de konforundan ödün vermemeyi tercih eden tüm kullanıcıları bekliyor.

ECCO  Hakkında

Stil ve rahatlığın bir arada kullanıldığı dünya ayakkabı markası ECCO, yenilikçi teknolojisi, mükemmel deri kalitesi ve tasarımı üzerine başarısını inşa ediyor. 1963 yılında dünyadaki sayılı ayakkabı üreticisinden biri olarak kurulan ECCO, kendi deri ve ayakkabı üretiminin her alanında bulunuyor. ECCO yüksek kaliteli deri dünyasında bulunan en büyük oyuncular arasında yer alıyor. Kullandığı yüksek kaliteli derileri kendi deri ürünleri ve ayakkabılarında kullanılırken ayrıca dünyaca ünlü lüks markalara ihraç ediyor. Bugün ECCO ürünleri 87 ülkede, 14.000’den daha fazla satış noktasında 3.300’den fazla ECCO mağazası ve shop in shoplarda satılıyor. Bir aile şirketi olan ECCO, 19,000’den fazla çalışanı bünyesinde istihdam ediyor.



11 Ocak 2017 Çarşamba

İnternette görgü kuralları





Elektronik ortamda başsağlığı dilenmez
Gezdiğin, gördüğün, yediğin, içtiğin sana kalsın; paylaşma
Sanal ortamdaki ilişkilerimize, yüz yüze kurduğumuz iletişimde olduğu gibi, gereken özeni göstermeli ve hassas davranmalıyız. Çünkü internet kullanımı ve sosyal paylaşım siteleri için de geçerli görgü kuralları vardır.
Eğitim Danışmanı, Eğitmen, Yazar Suna Okur’un Ötekiadam Yayınları’ndan çıkan ‘Suna Okur ile Zarafet, Görgü ve Protokol’ isimli kitabı bu konuda önemli bir boşluğu dolduruyor.
Yazar Suna Okur, kitabında iletişim adabını şöyle anlatıyor:


E – POSTA ADABI


E-POSTANIN KARTPOSTALDAN FARKI YOK

E-posta güvenilir bir iletişim aracı değildir. Bu sebeple çok gizli ve çok özel iletilerin elektronik ortamda gönderilmesi uygun değildir. Bazen açık bir kartpostaldan farksız olduğu unutulmamalıdır.


YANLIŞ KİŞİLERE GÖNDERMEYİN

Bir e-postada iki bölüm vardır, bilgi ve metin kısmı. Başlık bilgilerini düzenlerken e-postanın kime gittiğine bir kez daha göz atmakta fayda vardır. Çünkü bazen isim benzerliklerinden dolayı mailiniz çok farklı kimselere gidebilmektedir.


HER MAİLE YÖNETİCİNİZİ EKLEMEYİN

Başlık bölümünde bulunan bilgi kısmına her mailde yöneticinizi eklememeye özen göstermelisiniz. Yöneticilerin her mailde bilgiye yazılması, gereksiz bir yığın maille uğraşmalarına ve zaman kaybına sebep olmaktadır. Yöneticiyi bilgiye koyarken “Bu maildeki bilgilerden yöneticim gerçekten haberdar olmalı mı?” sorusunu kendimize sormalıyız.


BCC KULLANIMI ETİK OLMALIDIR

Birisiyle yazışırken bir başka şahsı bcc’ye eklersek, yazıştığımız kişi, Bcc’de olanı göremez. İletişimde şeffaflık ilkesi ihlal edilmiş olur. Ancak Bcc kullanımı bazen toplu gönderilerde listedeki şahısların birbirilerinin adresini görmemeleri için kullanılabilir ki bu şekilde kullanımı çok zariftir.


MAİL ADRESLERİNİ KIDEM SIRASINA GÖRE YAZIN

E-posta dağıtımlıysa astlara ve üstlere birlikte gidiyorsa öncelikli olarak üst makamların adresini, sonra da kıdem sırasına göre astları listelemek gerekmektedir. Bilgi kısmında üst makamın adresi, astlardan sonra yazılmamalıdır.


KONU KISMINDA KISALTMA YAPILMAMALI

Konu bölümüne hakkında, dair, ait ibareleri yazılmaz çünkü bunları yazmak muhatabımızın zekâsına hakaret olarak yorumlanmaktadır. Ayrıca konu, içeriği özetleyen birkaç kelimeden olmalıdır. Konu kısmında kısaltma yapılmamalıdır. “Rapor” uygunsuz bir konu başlığıdır çünkü daha sonra arandığında bulmayı kolaylaştıracak anahtar kelimelerden yoksundur. Bunun yerine mesela “Güncellenmiş 2014 Bütçe Raporu” gibi birkaç detayı barından bir konu başlığı, arandığında bulmayı kolaylaştıracağı için daha iyi bir başlıktır.


SAYGI BİLDİREN KELİMELERDE KISALTMA YAPMAK SAYGISIZLIK

E-posta metnini oluştururken mail daima hitapla başlar. Hitapsız mail gönderilmez. Metni oluştururken cümleler tam ve anlamlı olmalı, kelimelerde kısaltma yapılmamalıdır. Özellikle saygı bildiren kelimelerde kısaltma yapmak saygısızlık olarak değerlendirilir. Sayın yerine sn, saygılar yerine syg, teşekkürler yerine tşk diye kısaltılmaz, kelimeler tam yazılmalıdır.


ELEKTRONİK ORTAMDA BAŞSAĞLIĞI DİLENMEZ

Baş sağlığı mesajı, tebrik, özür, nikâh veya nişan davetiyeleri elektronik ortamda gönderilmez. Bu tür gönderiler muhatabımızı dikkate almadığımız veya davete katılmasını istemediğimiz şeklinde yorumlanabilir.


BÜYÜK HARFLE YAZMAK BAĞIRMAK ANLAMINA GELİR

Tamamı büyük harfle yazılan mailler bağırmak anlamındadır. Elektronik ortamda bir kelimeyi bile -kısaltmalar hariç- büyük harfle yazmaktan kaçınmak gerekir. Türkçe karakterlerin yaygınlaşması için mail Türkçe karakterle yazılmalıdır.


RESMİ YAZIŞMALARDA GÜLÜCÜK KULLANMAYIN

Gülen yüz, ağlayan yüz gibi “smiley”ler iş ortamında tanışıklığımız veya görüşmemiz olmayan kimselere kullanılırsa laubalilik olarak değerlendirilir. Smiley’ler ancak çok samimi olduğunuz kimselerle yapılan gayrı resmî yazışmalarda kullanılır.


HER MAİLDEN SONRA OKUNDU TEYİDİ İSTEMEYİN

Her mailden sonra okundu teyidi istenmesi güvensizlik olarak algılanmaktadır. Mailin sonunda iletişim bilgilerinin bulunması gerekir. Muhatabınız bir başka iletişim yönetimini kullanmak istediğinde nezaketen işini kolaylaştırmak gerekir.


BAŞKASININ YÜZÜNE SÖYLENMEYECEK ŞEYLERİ YAZMAYIN

Unutulmamalıdır ki muhatabınız üslubunuza bakarak sizi değerlendirme yoluna gitmektedir. Bu sebeple, bilhassa kurum içi maillerde, emredici tonlardan uzak durmak gerekir. Başkasının yüzüne söylenmeyecek şeyler elektronik ortamda yazılmamalıdır. E-postanın yazıldığı alan, nezaket ve görgü kurallarından azade değildir. Özellikle kaba söz ve imadan mail yazarken de kaçınmak gerekir.


SAHİBİNE SORULMADAN E-POSTASI BAŞKASINA VERİLMEZ

Toplu maillerde gizli karbon kopyayı kullanmadan kişilerin adreslerini gizlememek, kişilerin mahremine saygısızlık olarak değerlendirilir. Çünkü ev ve cep telefon numarası nasıl şahsa sorulmadan bir başkasıyla paylaşılmazsa e-posta adresleri de aynı muameleyi hak etmektedir.


BU E-POSTAYI 10 KİŞİYE GÖNDER, GÖNDERMEZSEN...

Son zamanlarda popülerleşen “Bu e-postayı 10 kişiye gönder, göndermezsen...” gibi mailleri başkalarına göndermek görgüsüzlüktür.


POLİTİK GÖRÜŞÜNÜZÜ DESTEKLEYEN BİR E-POSTAYI…

Savunduğunuz politik görüşü destekleyen bir e-postayı ilgili ilgisiz herkese göndermek uygunsuz ve daha sonra üzülme sebebiniz olabilecek bir davranıştır. Gelen e-posta, listelere hiçbir filtre kullanılmadan gönderilmemelidir.





SOSYAL MEDYA ADABI


DÜN TANIŞTIĞINIZ KİŞİYE ARKADAŞLIK TEKLİF ETMEYİN

Birkaç gün önce tanışılan ve herhangi bir samimiyet geliştirilmemiş insanlara sosyal paylaşım sitelerinde arkadaşlık teklif etmek görgüsüzlüktür. Ayrıca arkadaşlık teklifi için yaş, mevki ve statü göz önünde bulundurulmalıdır.


SAYFANIZI BEĞENMESİ İÇİN ISRAR ETMEYİN

Listenizde olanlara blogunuzu, sayfanızı, grubunuzu beğenmeleri için baskı yapmak, bu isteğe uymayanları tekrar tekrar uyarmak uygun bir davranış değildir.


SORMADAN ETİKETLEME

Fotoğraf albümündeki kişilerin haberi olmadan, kendilerine sorulmadan fotoğraflarını yayınlamak ayrıca adlarını fotoğrafın üstüne yazmak kaba bir davranıştır.


EĞİTİMSİZLİĞİN VE SAYGISIZLIĞIN GÖSTERGELERİ

Kişisel notlar veya ilaç reklamları için arkadaşların Facebook duvarlarını kullanmak, buralara laubali mesajlar yazmak, takma ad kullanarak sosyal paylaşım sitelerinde kaba, çirkin, ayıp sayılacak şeyler yazmak ve siyasi yorumlarda bulunmak eğitimsizliğin ve saygısızlığın göstergesidir.


Unutmamak gerekir ki internet ortamında insanlar, bizi yazdığımız şeylere göre yorumlayacaklardır. Bu sebeple, yazdıklarımızı bir kez daha gözden geçirmekte fayda vardır.


GEZDİĞİN GÖRDÜĞÜN, YEDİĞİN İÇTİĞİN SANA KALSIN

Sosyal paylaşım sitelerinde ruh halinizi yazmak, mahrem konuları paylaşmak, ne yiyip içtiğinizi ilan etmek, gezilen yerlerin reklamını yapmak, insanları özendirmeye çalışmak görgüsüz olarak değerlendirilme sebebidir.


DEVAMLI CEP TELEFONUYLA OYNAMAK…

Bir arkadaş görüşmesinde, yemekte veya toplantıda devamlı cep telefonuyla oynamak, mesaj yazmak ve etrafla ilgilenmemek görgüsüzlük olarak değerlendirilir.

Not:Basın Bültenidir.

15 Aralık 2016 Perşembe

Pastronomi yılbaşı hediye sepetleri


Pastronomi yılbaşı hediye sepetleri

Yeni bir yıla girmeye sayılı günler kaldı artık.Ülke olarak çok kötü günler yaşadık çok üzüldük.
Hepimizi derinden etkiliyen tüm bu olumsuzlukların yeni giren yılda son bulması,ülke ve dünya olarak daha ferah daha huzurlu barış içersinde bir yaşam hepimizin temennisi.
Yeni umutlar beslememiz için ,içimizdeki güzellikleri kaybetmememiz için çok sebebimiz var.
Umarım hepimizin içersinden geçen tüm güzellikler bir an önce gerçeğe dönüşür.
Yeni bir yıl dedik,yeni güzellikler yeni başlangıçlar vede mutlu anlar biriktirmek için küçük mutluluklara vesile olmak isterseniz ,sevdikleriniz için güzel bir hediye önerim olacak sizlere.
Sevgili Esra cımın etkinliğinde tanıştığımız Pastronomi markasının yeni yıl için hediyeliklerinden bahsetmek isterim.
Yukarıda ki fotoğrafta da gördüğünüz üzere şık simli tüllerle ambalajlanmış sepet içersinde yüzleri gülümsetip aynı zamanda da damakları şenlendirecek süprizler var.




Hasır bir sepet içersine de,kişiye özel isim baskılı  yeni yıl temalı bir kupa ve içersi taze çubuk krakerler  içe doldurulmuş ikramlık.
Yıldız şeklinde cam bir tabağın içersinde yeralan meyve dekorlu marzipanlar ,yani lezzetli badem ezmeleri.
Şık cam bir mumluğun içersinde lezzetli çikolatalar doldurulmuş tabi en altında da tilayt bir mum.
Ve yılbaşının klasiği 2 adet şık şekerleme.
10 yıllık sektör teccübesini Pastonomi adıyla yep yeni bir markayla bütünleştiren firma,yeni yıl,doğum günü,baby shower ve çeşitli kutlama organizasyonları yada kişiye özel farklı hediyeliklerini, alışılmışın dışında lezzetlerle bütünleştirerek sunuyor.Hediye altarnatifleri ve fiyat bilgisi için mutlaka instagram hesaplarına bir göz atın derim.@pastronomi
Sizler için ayrı bir süprizimizde Pastronomi firmasına vereceğiniz ilk siparişte blog ismimi belirtirseniz %10 indirimdende faydalanabilirsiniz.


Pınar ekşi krema ile kolay mini milföy pastalar

Pınar ekşi krema ile kolay mini milföy pastalar


Yemek yemeği çok seven, yapmayı da eh birazda olsa becerebilen biriyimdir.
Yemek konusunda çok iddalı değilimdir ama elimden de az buçuk yenebilir beğenilir şeyler gelir.
Rahmetli babam sağolsun.Ahçı kızı olunca küçük yaş da tencere tavayla haşır neşir oluyorsunuz.
Yöresel yemekleri çok sevsem de daha sıklıkla çabuk hazırlanabilen pratik vede değişik tarifleri denemeyi  seviyorum.
Kaliteli doğru malzeme birazda heves olunca sonucunun kötü olması bence çok zayıf bir ihtimal:)
Blogum da çok fazla yemek tariflerine yer vermiyordum aslında ama ,düşününce neden olmasın dedim.
Kolay bulunur az malzemeyle,yapımı basit ama lezzetine güvendiğim bir tatlı tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Malzemelere geçmeden önce bu tatlım da denediğim ve ilk kez kullandığım Pınar ın Ekşi Kremasından bahsetmek istiyorum sizlere.
Geçtiğimiz hafta sonu Sevgili Blogger arkadaşım Esra nın Hintli kızlar blogger etkinliğinde firmanın Tanıtım ve Demo Şefi Elif Çıtak hanım ürünü bizlere tanıttı.Pınar markasının bu yeni lezzeti hakkında kendisinden bilgiler aldık.
Tekrar hem kendisine hemde Pınar markasına çok teşekkür ederim.
Ekşi krema,Amerika da sour cream olarak adlandırılan bilindik tatlı kremanın daha kremsi koyu yapıda birazda ekşi olan hali.
Kullanım alanları sizin lezzetleri birbirine yakıştırmanızla alakalı.
Özellikle soslarda kullanımı yurt dışında epey yaygın.Makarnalar fırın yemekleri,çorbalar ve benimde kullandığım gibi tatlılarda.
Tarifimde kullanma amacım ,tatlandırma öğesi olarak kullandığım çikolatanın o baygın çok şekerli halini biraz kırmak ve krema kıvamında kullanılacak ara malzemeyi yoğunlaştırmak için tercihim oldu.Elbette şeker yoğunluğunu çikolata miktarını arttırarak elde edebilirsiniz,ama bana sorarsanız tatlı ve hafif eksi uyumu farklı bir aroma ve lezzet kattığından çok yakıştı.
İsterseniz hemen tarifimizin malzemelerine geçelim.

Kişi sayısına göre Pınar milföy hamuru
(Bir kare milföyü 2 ye böleceğiz.Bir adet mini milföy pasta ise 3 bölünmüş parçadan oluşuyor.)
3 kaşık Pınar Ekşi Krema
1 Paket bitter çikolata
Süslemek için pudra şekeri ve entep fıstığı tozu

Yapılışı:
Dondurucudan çıkardığınız milföy hamurlarını hafif çözüldükten sonra her bir kareyi eşit olarak ikiye bölünüz.
Yağlanmış kağıt serdiğiniz tepsiye eşit aralıklarla dizip 170 derecelik fırında üzerleri kızarıp kabarıncaya kadar pişiriniz.
Bir paket bitter çikolatayı benmari usulu eritiniz.
Erittiğiniz çikolata ocaktan alıp ılık bir hale gelince içersine 3 yemek kaşığı Pınar Ekşi Krema ilave edip her iki malzeme iyice homojen hale gelene kadar karıştırın.
Pişen milföy hamurları soğuyunca ortadan enlemesine ikiye kesiniz.
Kestiğiniz milföy parçalarından ilk katına çikolatayla bütünleştirdiğimiz kremamızdan sürelim.
2. katada aynı şekilde krema sürüp ilk milföyümüzün üzerine koyalım.Arzu ederseniz kremadan sonra katlar arasına dilediğiniz meyvelerdende koyabilirsiniz.
En üst kat milföyümüze krema sürmeden diğerlerinin üzerine yerleştiriyoruz.
Böylelikle 3 katlı pastamız tamamlanmış oluyor.
Kişi sayısına göre hazırladığınız milföy katlarımızın en üstüne pudra şekeri serpip file badem yada antep fıstığı tozuyla süsleyebilirsiniz.
Tarifin uygulama videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.
Afiyet olsun.







6 Aralık 2016 Salı

Nitelikli eğitim her çocuğun hakkı



NİTELİKLİ EĞİTİM BAZI ÇOCUKLARIN DEĞİL, HER ÇOCUĞUN HAKKI!

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, “Hiç Bana Sordunuz Mu?” Kampanyası ile birlikte, eğitimin önemine dikkat çekerek önemli mesajlar veriyor.

Yirmi bir yıldan bu yana imkânları kısıtlı çocuklara okul içi ve dışı zamanlarda eğitim desteği veren Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, başlattığı kampanya ile birlikte eğitimin önemine ve sorunlarına bir kez daha dikkat çekiyor. Kampanya ile birlikte, eğitimle desteklenen çocukların hayallerine kavuşmasının önemine değiniliyor.

TEGV Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Solakoğlu, “Hiç Bana Sordunuz Mu?” Kampanyası ile ilgili; TEGV’in eğitim temeline sevgiyi koyarak, araştıran, sorgulayan çok yönlü çocuklar için nitelikli eğitim desteği amacıyla çalıştıklarını belirtiyor. TEGV’in eğitim alanında en yaygın ve etkin çalışan sivil toplum kuruluşu olduğunu ifade eden Solakoğlu, çağımızda eğitimin ülkelerin kaderini belirleyen en önemli alan olduğunun da altını çiziyor.

TEGV’in “Hiç Bana Sordunuz Mu?” kampanya filminde TEGV’de eğitim desteği alan çocukların eğitimsizlik nedeniyle zorluk yaşayan yaşıtlarını canlandırdıklarını belirten TEGV Yönetim Kurulu Üyesi Nesteren Davutoğlu ise, TEGV’in iki nesil yetiştirmiş, üçüncü nesli büyüten bir vakıf olduğunu belirtiyor. TEGV’de eğitim desteği alan çocukların büyüdükleri zaman gönüllü, gönüllülerin ise yönetici olabildiğinin altını çiziyor.

“Hiç Bana Sordunuz Mu?” kampanyası ile ilgili hedeflerinin bir TEGV çocuğunun bir gün Aziz Sancar gibi Nobel Ödülü alması olduğunu söyleyen TEGV Genel Müdürü Mete Meleksoy ise, kampanya ile birlikte bu hedeflerinde bir ivme kazanacaklarını belirtiyor.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı hakkında:
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, ilköğretim çağındaki çocuklarımızın, daha güzel bir çocukluk yaşamaları ve yarınlara umutla bakmaları için, okul içi ve dışı saatlerde çok yönlü bir eğitim desteği almalarını ve çağdaş eğitim olanaklarından faydalanmalarını amaçlıyor. Türkiye genelinde, 31 yerleşik ilde 10 Eğitim Parkı, 38 Öğrenim Birimi, 24 Ateşböceği (gezici öğrenim birimi) ile çocuklarımıza hizmet vermeyi sürdürüyor. Eğitim Gönüllüleri, her yıl yaklaşık on bin gönüllüsünün yardımıyla kuruluşundan bu yana 2 buçuk milyona yakın çocuğumuzun aydınlık geleceğine katkı sağladı. Eğitimde özgün modeli ile ulusal ve uluslararası işbirlikleri bulunan TEGV, 2007 yılında Küresel İlkeler Sözleşmesi’ni imzaladı. TEGV ile ilgili detaylı bilgi için www.tegv.org adresi ziyaret edilebilir.




14 Şubat 2016 Pazar

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek


Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme


Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme


Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme


Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

30 Ocak 2016 Cumartesi

Yüzey temizleyici Scotch Brite mikrofiber mob

Scotch Brite mikrofiber mob
Herkese Merhaba;
Evimin yüzey temizliğinde severek kullandığım Scotch Brite Mikrofiber Mop lardan bahsedeceğim sizlere.
Uzun yıllardır çeşitli Scotch Brite tın farklı farklı yardımcı temizlik ürünlerini zaten severek kullanmaktaydım.Özellikle temizlik bezleri ve bulaşık süngerlerini.
Geçtiğimiz aylarda sevgili arkadaşım Tarçın Events in 5 yıl partisinde tüm davetlilere Scotch Brite firması bi dolu temizlik ürünlerinden hepimize göndermişler.Ürünler arasında ilkkez kullanacağım Mikrofiber Mob ları görünce ayrı mutlu oldum.O gün bugün dür tüm evimin yer ve yüzey temizliğinde bu mikrofiber mobları inanın elimin altından hiç düşürmedim.
Ev temizliğimde bana oldukça kolaylık sağlayan bu ürünleri sizlerede tanıtmak istedim.

2 tip mikrofiber mob gönderilmişti bizlere.Biri daha geniş yüzeyler için uzun temizlik aparatı ,diğeride arka kısmı süngerle destekli eni daha kısa olan aparat.Her iki temizlik moplarıda saplı gördüğünüz gibi.Saplarda metal aksam bulunmadığı için suyla temasında zaman içersinde paslanma gibi bir derdide olmuyor.Sizde bilirsiniz ki zamanla paslanan metal aksamlar temizlik sırasında pasların zemine dökülmesine yol açıp temizlikte bizleri zorlayan bir durumdur.Metal aksam olmamasına bu yüzden çok ama çok sevindim.360 derece döne bilen başlıkları sayesinde koltuk altı yatak altı dolap altı kolunuzun uzanamayacağı nekadar dar bölge varsa kolaylıkla o bölgeleride temizlemenize olanak sağlamasıda ayrıca çok güzel bir özelliği.
Nihayetinde eşyaları kaldırma itme gibi vücut sağlığımızada zarar verecek hareketleri yapmamış oluyoruz.
Mikrofiber yapısıyla temizliyeceğiniz bölgelerdeki saç, hav,toz döküntü ne varsa bir mıknatıs gibi topluyor ve beze hapsediyor.
Benim evimin mutfak,banyo ve korifor dışındaki tüm odalarım açık renk parke.Tozu bu yüzden göstermediğinden temizmi kirlimi ilk bakışda net anlaşılamıyor,bunun dışında ise dökülen bir saç telini bile net bir şekilde gösteriyor.Parkelerin temizliği dikkatli yapılması gereken döşemelerdir biliyorsunuz.Mümkün olduğunca ıslak temizlikten kaçınarak kuru yada nemli temizlenmesi gereklidir.Ben sık kullandığım odaları haftada 2 kez nemli olarak temizlerken haftada 1 kez de mikrofiber mop larla kuru olarak temizleme işlemi yapıyorum.Her iki temizlik şeklindede o sinir olduğum dökülen saçlar ve tozları tamamiyle topluyor ve istediğim sonucu elde etmemde bana kolaylık sağlıyor.

Bende resimdede gördüğünüz üzere iki tane mop var uzun olanı banyo koridor gibi ıslak zemin ve banyo duvar fayanslarının temizliğinde kullanıyorum.

Scotch Brite mikrofiber mob

Scotch Brite mikrofiber mob

Scotch Brite mikrofiber mob

Mikrofiber temizleme bezini, saplı aparata kolayca takıla bilen tırtıklı yüzeyi var.
Kullandıktan sonra rahatlıkla bezi çıkarıp elde yada çamaşır makinasında yıkadıktan sonra takıp kullanabiliyorsunuz.Tır tıklı yüzeyi mikrofiber yüzeyi öyle iyi kavrıyorki temizlik esnasında bez kesinlikle aparattan çıkma sorunu yaşamıyorsunuz.
Banyo duvar fayanslarındada bir kerede geniş yüzeylere ulaşabildiğiniz için temizlikte inanın çok başarılı.


Scotch Brite mikrofiber mob

Scotch Brite mikrofiber mob

Scotch Brite mikrofiber mob

 Dar olan süngerli mop u ise odalarımdaki parkelerimde ve genel yüzey temizliğimde kullanıyorum..Döner başlığı sayesinde koltuk altı yatak altı ne varsa ıslak yada kuru olarak bununla siliyorum pırıl pırıl oluyor.Süngerli yapısı sanırım parkelerin yüzeyinin çizilmemesi için bir koruyucu kalkan görevi görüyor.Ben öyle tahmin ettim açıkcası.Yine tırtıklı yüzeye rahatlıkla mikrofiber bezini yapıştırabiliyorsunuz.Ayrıca her iki ürününde yedek bezleri satılmakdaymış.Kolay kolay yıpranmıyor ama tabiki sürekli kullanım için yedeklerininde bulunması harika.
Bu dar olan mop un kovasıda varmış internet sitelerinde görmüştüm.Kova üzerindeki delikli yatay aparatıyla bezi çıkarmadan fazla suyunu bastırarak alma imkanı sağlıyor.Bu da bezi çıkarmadan o anki temizlikte sık sık kovadaki suyla yıkayıp kullanma imkanı sağlıyor elbette.En kısa zamanda tek kova bulabilirsem alacağım ..
Ayrıca geçenlerde yine Scotch Brite web sitelerinde gördüğüm detarjan hazneli bir mopları vardı..Çok ilgimi çekti,haznesine deterjan yada yüzey temizleme suyunuzu koyup bir taraftan deterjanı sildiğiniz zemine aktarırken bir yandan beziylede temizliyormuş.Süper bir fikir açıkcası tam benlik mutlaka almak için o aparatada bakacağım.
Evimin temizliğinde bana kolaylık sağlayan Scotch Brite ürünleri bunlar.Merak edenlere umarım bir fikir olmuştur.Güzel hediyeleri için öncelikle   Scotch Brite ve Tarçın Events e çok teşekkür ederim. 



28 Ocak 2016 Perşembe

Aşkın Rengi Kırmızı Real’de İndirim Sağlıyor






Aşkın Rengi Kırmızı Real’de İndirim Sağlıyor

Real Hipermarketleri, 25 Ocak-16 Şubat tarihleri arasında “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyası düzenliyor. “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyası kapsamında yüzlerce kırmızı renkli ürün, sevgilisinin gönlünü çalmak isteyen tüketicileri bekliyor.

Real Hipermarketleri, 6 ilde bulunan 13 mağazasında “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyasını başlattı. 16 Şubat’a kadar sürecek kampanya kapsamında, kalp şeklinde pastalardan kalpli kurabiye kalıplarına, kalpli bardaklardan süs objelerine, kırmızı renkli iç ve dış giyim ürünlerinden teknolojik aletlere kadar bir çok hediye alternatifi Sevgililer Günü için hediye arayışı içinde olanları bekliyor.



Uygun Bütçeli Kırmızılar Real’de
Her zevke ve her bütçeye uygun bir ürünün bulunduğu Real’in, “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyası kapsamında, kalp şeklinde pastalar 13.90 TL’ye, kalpli peluş oyuncaklar 29.90 TL’ye, seramik kalp vazolar 14.90 TL’ye, erkek kazakları ve kadın üst giyim ürünleri 19.90 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

Real’in “Alışverişin Rengi Kırmızı” kampanyasına özel olarak sunduğu hediye alternatiflerinin arasında ayrıca 7.90 TL’den başlayan fiyatlarla terlikler, 29.90 TL’den başlayan fiyatlarla pijama ve iç çamaşırı takımları bulunuyor. Kampanya kapsamında ayrıca, indirimli fiyatlar ve 9 taksitle kırmızı renkli küçük ev aletleri de satılıyor.

Real Hipermarketleri, Sevgililer Günü için hem cepleri yakmayacak, hem de sevdiğini mutlu edecek hediye alternatifi arayan herkesi, 25 Ocak-16 Şubat tarihleri arasında mağazalarına bekliyor. Türkiye’de 1998 yılından bu yana hizmet veren real,- Hipermarketler Zinciri, İstanbul (Kartal, Beylikdüzü, Ümraniye, Fulya, Merter, Bayrampaşa), Ankara (Bilkent, Etlik), Kocaeli (İzmit, Gebze) Adana, Konya ve Antalya’da bulunan toplam 13 mağazası ile “Koşusuz Müşteri Memnuniyeti” ilkesiyle hizmet veriyor. Önceliği gıda güvenliği olan real,- , kaliteli ürünleri çok hesaplı fiyatlarla satışa sunma stratejisi, güler yüzlü ve hızlı servisi, ortalama 9.600 metrekare lik alışveriş alanı, ürünlere kolaylıkla ulaşılmasını sağlayan hipermarket içi düzenlemeleri ve ekstra hizmetleri ile tüketicilere rahat ve ekonomik bir alışveriş imkanı sunuyor.

https://facebook.com/realhipermarketleri 

https://twitter.com/RealTurkiye 



18 Ocak 2016 Pazartesi

Çamaşır Yıkamanın Keyifli Hali

Ev işleri arasında her hanımın farklı favorileri vardır. Mesela kimi ütü yapmayı sever , bazıları ise yemek yapmayı. Sevdiğiniz işlerin size verdiği keyif ise bambaşkadır ve terapik etkileri vardır. Başka dünyalara gider, hayaller kurar, güzel anları hatırlar, planlar yaparsınız.
Size harika bir haberimiz var. Artık bu keyfi size yaşatan favorileriniz arasına çamaşırı da ekleyebilirsiniz :) Çünkü Rinso bunu mümkün kılıyor.
Rengarenk paketleri ile raflarda dururken bile enerjisini yansıtan Rinso, çamaşır yıkamayı kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Rinso’nun Kır Bahcesi (Yeşil), Çiçek Bahcesi (Pembe) ve Büyülü Bahçe (Mor) şişeli sıvı deterjanları hem beyaz hem de renklileriniz için tortu bırakmayan bir temizlik vaad ediyor.
Rinso’nun gerçek eğlencesi, yıkama sonrası çamaşır makineninizi açtığınız anda başlıyor. Öyle ki kapağı açtığınız anda tertemiz çamaşırlarınıza eşlik eden muhteşem çiçek kokuları tüm banyoya yayıyor. İşte o an, hissettiğiniz duygular tarif edilmez. Sanki bir anda sevdiğiniz bir melodi çalmaya başlıyor ve o koku sizi alıp bambaşka bir yerlere götürüyor.
Bu kokular o kadar kalıcı ki tertemiz çamaşırlarınızı asarken, kuruturken, ütülerken ve tabii ki giyerken makineyi açtığınız o andaki duygular size kendini hatırlatmaya devam ediyor. Rinso kalıcı bahar kokuları ile çamaşır yıkamayı keyfe dönüştürüyor.
Mutluluk ve keyif zaten anlık değil midir? Mühim olan o anlara hayatınızda yer açmak. İşte Rinso bunu mümkün kılıyor.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

6 Aralık 2015 Pazar

Vissmate Çamaşır Suyu

Vissmate


Geçtiğimiz hafta Vissmate den hijyen dolu bir paket aldım.
Tamda temizlik yapacağım gün bu kargonun bana ulaşması bir işaret diye düşünüp ürünlerini hemen test etme fırsatı bulacağımada çok sevindim.
2015 yılının sonuna yaklaştığımız şu günlerde ,temizlik ürünleri sektörüne yeni bir soluk getiren firma,100% Hijyen mottosuyla 4 ayrı temada ürün hazırlamışlar.
Çiçek Bahçesi, Çam Ormanları, Deniz Ferahlığı, Limon Çiçeği kokuları ile evimizde hijyeni sağlarken mis gibi kokularıyla o klasik çamaşır suyunun ağır kokusundanda bizleri kurtarmışlar.
Çamaşır suyu içerikli ürünler banyodan, mutfağa,evin her köşesinde hem zor lekelerden kurtulmak hemde içimize sinen o hijyeni sağlamak için vazgeçilmezlerimiz arasındadır.Eskiden kullandığım çamaşır suyu içerikli ürünlerle yaptığım temizliğin ardından evimin içersine sinen ağır kokuyu giderebilmek için saatlerce evi havalandırarak, hoş kokulu oda spreyleriyle bastırmaya çalışırdım.
Vissmate ürününü mutfağımın tezgahından sürekli kararan çaydanlığımın filtresini ağartmak için, banyo temizliğimden tüm ıslak zeminlerimin temizliğine kadar kullandım.
Oldukça yoğun kıvama sahip olan Vissmate çamaşır suyu kısa süre içersinde istediğim temizliği sağlamakda beni çok mutlu etti.
Hoş kokusuyla doğanın içersinden kokularla eviminde hoş kokmasına yetti.
Elektrikli çaydanlığımın süzgecind sizler için küçük bir deneme yaptım.
Bizim evimizde sabah akşam mutlaka çay demlenir.Çaydanlığımın süzgeci plastik türevi bir ürün olduğu için çayın demiyle bir iki demlemede oldukça kararır.Sık sık haftada 2 defa mutlaka çamaşır suyu kullanarak bundan arındırmaya çalışırım.
Çaydanlığımın içersine eklediğim az miktardaki Vissmate çamaşır suyuyla yaklaşık 5 dakikalık bir süre sonrasında sizinde aşağıda son fotoğrafda göreceğiniz gibi süzgeç deki tüm çay lekesinden arındırmış oldum.Hemde  beni rahatsız edici, o çamaşır suyu kokusuna maruz kalmadan.


Vissmate

Vissmate

Vissmate

Vissmate

Vissmate

Ben evimin , 100 %  hijyen ve temizlik  için Vissmate Çamaşır suyunu test ettim onayladım.Evime hoşgeldin Vissmate....


29 Kasım 2015 Pazar

Kendi tarzını oluştur- gomlekchim.com




Hazır giyim den sıkılanlar size harika bir haberim var.
Bir kaç dakika içersinde kendi ölçülerinize göre yakasından modeline düğmesinden kumaşına isterseniz isminizin baş harflerini monogram olarak işletebileceğiniz bir gömleği evinizin rahatlığında usta terzilerin elinden çıkıp diktirebilirsiniz desem nedersiniz.?
Evet yalnış okumadınız gomlekchim.com sitesi sayesinde bunu yapmak çok kolay.
2013 yılında Ankara da kurulan firma işinde uzman terzilerle en kaliteli kumaşları kullanarak kişiye özel tesarım gömlekleri ile müşterilerine en kolay en kaliteli hizmeti vermek için internet üzerinden müşterilerine ulaşmayı hedefliyerek çok işlevsel bir site hazırlamışlar.

Sevgili Ebru nun Ankara'da yaptığı Yeni yıl brunch'ında kendileriyle tanışma fırsatı bulduk.
İsmimizin işlendiği çok cici mendiller eşliğinde mezura hediyeleri çok ciciydi.



Yapılan çekilişle  150 TL değerinde ücretsiz gömlek hediyeleri bana çıktı.Çok mutlu oldum.Bu güzel hediyeyi tabiki yeni yıl hediyesi olarak eşim için kullanmak istedim.
gomlekchim.com sitesi öyle güzel hazırlanmış ki,ölçü alma yöntemleri bile adım adım videolarla anlatılmış.Hiç zorlanmadan bir kaç dakika içersinde ölçünüzü alarak site üzerinden gömleğinizin tüm detaylarına kadar istediğiniz özelliklerde tarzınızı oluşturup sipariş verebiliyorsunuz.
Siparişinizin onaylanması ardından 5 ila 10 gün arasında adresinize kadar teslim ediliyor.Bizim siparişimiz 7 gün içersinde elimize ulaştı.
Gömleğimiz elimizi ulaştığında inanınki dikişinden kumaşına herşeyiyle çok kaliteliydi.
Eşim ve ben çok çok beğendik.



İsterseniz sevdikleriniz içinde hediye edilmek üzere site üzerinden hediye ceki de satın alabilirsiniz.
Kendi tarzınızı yansıtmak  istiyorsanız mutlaka gomlekchim.com sitesine göz atmanızı tavsiye ederim.
Güzel hediyeleri için kendilerine buradan birkez daha çok teşekkür ederim.


13 Haziran 2015 Cumartesi

Resim Kursunda Sanatın Tüm Renklerini Yaratıcılığınızla Bütünleştirin!

ARThane Sanat Akademisi

ARThane Sanat Akademisi
Resim Kursunda Sanatın Tüm Renklerini Yaratıcılığınızla Bütünleştirin!
1990 yılında başlayan sanat hayatımızda edinilen bilgi ve tecrübeyi  İstanbul lu  sanatseverler ile buluşturmak için 2012 yılında ARThane Sanat Akademisi kuruldu.

ARThane Sanat Akademisi olarak,
Resim,heykel,Grafik,İç Mimarlık,Fotoğraf güzel sanatlar fakültelerinin yetenek sınavlarına  birçok farklı alanda genç, dinamik ve her biri konusunda uzman kadromuzla siz İstanbullu sanatseverlere hizmet vermekten mutluluk duyuyoruz.

Kurs İçerik ve Konuları

ARThane Sanat Akademisi 8 kişilik butik sınıflarda, özel ders sıcaklığında eğitimler sunuyor. Resim derslerimizde karakalem, obje ve desen çalışmaları ile başlayıp, perspektif çizimleri, kurşum kalem çizim figür deseni ve imgesel kompozisyon çalışmaları ardından yağlı boya tekniği ile renk çemberi ve takip eden günlerde, uygulamalı kompozisyon çalışmaları öğrenimi yapılmaktadır. Seçkin eğitim kadromuzla içinizdeki ressamı ortaya koymak için siz sanat severleri akademi mize bekliyoruz.


ARThane Sanat Akademisi 
Tel: 555 595 96 41

Uzun Hafız sokak. 163/A Yeldeğirmeni / Kadıköy / İstanbul / Türkiye


ARThane Sanat Akademisi

ARThane Sanat Akademisi

ARThane Sanat Akademisi

ARThane Sanat Akademisi

ARThane Sanat Akademisi


6 Mart 2015 Cuma

Ofçay Hazine’yi Keşfet!


Yeni ürünleri deneyimlemeyi her zaman sevmişidir. Ofçay Hazine’nin  paketini görünce ilk dikkatimi çeken adı oldu. Adı “Hazine”yse içinde değerli bir şeyler var demek ki denemeli dedim…
Ürünün adından sonra geldik ikinci aşamaya. Ambalajı açtıktan sonra içinden çıkan poşet şaşırtıcı. Çünkü ben ilk kez köşeli formda demlik poşet gördüm. Tek farkı köşeli olması da değil ambalajı epeyce büyük. Dolu dolu çay keyfi için ideal… İçeriğini Karadeniz’in yüksek yamaçlarından toplanan kaliteli çay yapraklı ile hazırlamışlar.
Geldik üçüncü ve en keyifli aşama yani tatma kısmına. Çay tiryakisi değilim ama iyi çayı ayırt edebilirim. İçtiğim çayda görsel olarak berraklık ve ideal renk ararım. Tat olarak ise geleneksek Türk çayı lezzetini.
Peki neden Ofçay Hazine’yi sevdim? Sevdim çünkü dökme çay tadında… . Sevdim çünkü bir poşetten 10 bardak çay çıkıyor. Sevdim çünkü demlik temizleme derdi yok. Sevdim çünkü reklam filmi sevimli. Mutfakta erkekleri daha sık görmek istiyoruz :) Reklam filmini siz de izlemek isterseniz tık tık.
Bu içerik http://www.egedentarifler.com/ tarafından hazırlanmıştır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.


27 Ocak 2015 Salı

Sauna nın beden sağlığına faydaları

Volley Fitness & SPA


Merhaba Değerli Okuyucularım
 Bu gün sizlere hem beden sağlığımızı hemde ruh sağlığımızı olumlu yönde fayda sağlayacak sauna dan bahsetmek ve kullanım şekliyle ilgili bilgiler aktarmak istiyorum.
Epey bir süredir abonesi olduğum ve keyifle gittiğim Volley Fitness & SPA salonunda  spor aktivitemi yaptıkdan sonra sıklıkla kullandığım saunanın vücudumdaki rahatlama etkisi ve kilo vermemdeki destekleyici etkilerinden dolayı çok seviyorum.Spor sonrası vücudumu dinlendirirken içersinde bulunan tv sayesindede keyifli zaman geçiriyorum.Bunu özellikle belirtmek istedim çünkü çabuk sıkılan biri olarak içerde geçirdiğim zamanı keyifli hale dönüşmesi benim için çok önemli:)
Yakında gittiğim Volley Fitness & SPA salonundaki eğitmenlerimle sağlık spor ve spor salonu aktiviteleri üzerine yaptığım detaylı bir  ropörtaj  burada sizlerle olacak.

Öncelikle saunanın  faydalarına kısaca bir göz atalım isterseniz.
Sauna, beden ve ruh sağlığı için mükemmel bir ortam sağlar.Sauna, yumuşak ahşaptan imal edilen ve üzerine sıcak taşlar konulan ısıtıcıların olduğu özel ve yalıtılmış bir odadan oluşmaktadır  Su, sıcak taşların üzerine döküldüğü zaman, odanın nem oranı artarak ''gerçek'' Sauna deneyimini yaratır. Uyumlu bir sıcaklıkta toksinlerin atılması, dinlenme ve ardından soğuk su ile alınan duş kan dolaşımını düzenler, gerginliği azaltır ve huzur sağlar.Sauna içersinde terle birlikte atılan toksinler vücut ağrılarınıda azaltıp kaslarda rahatlama ve bedenin yorgunluğunu alarak ruh halinde gevşemeyede yardımcı olarak endorfin denilen hormonlarında salgılanmasını sağlar.
Sauna "kuru buhar banyosu" olarak tanımlanabilir ve geleneksel Fin hamamı olarak da bilinir. Saunada loş bir ışık vardır, sessizce ve rahatça oturulur. İdeal sıcaklık genellikle 75°C ila 80°C'dir. Aşırı sıcak ile terleme yoluyla vücuttan toksik maddelerin atılmasını, gözeneklerin temizlenmesini sağlamaktadır. Sauna dolaşım sistemini hızlandırarak toksin atmanızı ve oksijenin hücrelere daha yoğun gitmesini sağlar.

Volley Fitness & SPA


Sauna Kullanım Şekli:
Saunaya girmeden önce  vücudumuzda var olan yağ, ter ve kozmetik artıklarını deriden uzaklaştırmakiçin  sıcak temizlenme duşu alınmalıdır. Böylece saunada terleme daha iyi ve konforlu olur. Temizlenme duşundan sonra iyice kurulanılmalıdır,zira derideki ıslaklık terlemeyi geciktirir. 

Isınma ve terleme:

 Kuru ve hassas cildi olanlar için sauna kabininin en üst sırasındaki yüksek sıcaklık yüzde, omuzlarda, burun içinde ve el tırnaklarının altında yanma hissine yol açabileceği için bu tip kişilerin terleme başlayıncaya kadar orta sıralarda oturmaları daha iyi olacaktır. Terleme başladıktan sonra üst sıraya geçmeleri önerilmektedir. Isının tüm vücut üzerine homojen etki göstermesi için yatar durum en iyisidir. Yer darlığı varsa oturur vaziyette iken bacaklar da aynı bank üzerinde olmalı ve vücuda iyice çekilmelidir. Saunadaki ideal sıcaklık 75°C ila 80°C dır
.  Bu nedenle sauna kabininde jimnastik, hararetli tartışma, masaj vb. aktiviteler yapmadan sakin bir biçimde kalmak daha iyi olacaktır. 

Saunanın Faydaları:

Sauna; kalp, dolaşım ve sinir sistemini düzenleyen bir kültür-fizik olayıdır. İnsan vücudundaki hızlı, yoğun sıcaklık artışları ve düşüşleri saunanın ana prensibini oluşturmaktadır.
 Deri tabakasının üst düzeyinde sıcaklık normalden 10°C daha fazla yükselir, aynı zamanda deri tabakasının altında sıcaklık normalden 1°C daha artar. Bu da vücuttaki hastalıklara karşı koyan madde olan antikor üretimini artırır.
Kan damarları genişlediği için kan akışı hızlanır. Organizmamız vücut sıcaklığını deriyi soğutarak sabit tutmaya çalışır ve yoğun bir terleme ile reaksiyon verir. Deri, ölü hücrelerden temizlenerek canlanır. Yumuşak ve pürüzsüz bir yüzeye sahip olur.
Yoğun terleme, insan vücudundaki su ve toksinlerin dengesini ayarlar. Özellikle spor yaptıktan sonra saunaya girilmesi tavsiye edilmektedir. Bunun sebebi olarak da kas ağrılarına neden olan laktik asidin terleme yoluyla atılması gösterilmektedir. Günümüzde düzenli sauna banyoları başarılı atletlerin çalışma programlarında yer almaktadır.
Sporcular egzersize gösterdikleri uyum sonucu terlediklerinde fazla tuz kaybetmezler; sulu terlerler. Sauna, insanın pasif durumda iken sulu terlemesini sağlar. Böylece aktif terlemede oluşan yorgunluğun tam tersine saunada terleme ile yorgunluk giderilir.
 Düzenli sauna banyoları solunum yollarının daha düzenli çalışmasına da yardımcı olmaktadır.
Sauna banyosu kardio-vaskular sistemini ve kan basıncını olumlu yönde etkileyerek, kalbe ve bütün kardio-vaskular sistemine stressiz bir antrenman yaptırmaktadır.
 Sauna, toplam kan proteinlerinde artışa neden olur. Bu artış da dokulara daha fazla oksijenin ulaşmasını sağlar.
Sauna dolaşım sistemini hızlandırarak ve düzenleyerek, özellikle kan proteinlerini arttırır, oksijenin hücrelere daha yoğun gitmesini sağlar.
Sauna, vücudun dış etkilere karşı direncinide artırır.
Saunanın rahatlatıcı ve dinlendirici etkisi ile yorgunluk ve stres gibi olumsuzlukları ortadan kaldırarak sinir sistemi için de olumlu etki yapar. Saunanın antikor üretimini arttırması bağışıklık sistemini güçlendirir ve bizi dış etkenlere karşı son derece dirençli hale getirir.
Saunanın solunum yolları üzerindeki düzenleyici etkisini de unutmamak gerekiyor.
Sauna cilt güzelliğinin yanı sıra bazı bölgelerde istenmeyen yağlanma ve selülit oluşumunu engeller. Kısaca sauna vücud sağlığı ve güzelliği için mükemmel bir yoldur.
Soğuk duşla tamamlanmış ve kurallarına uygun olarak yapılan sauna kullanımının yararları bilimsel olarakda kanıtlanmıştır.. Sauna ile günlük yaşamın bütün stresinden ve yorgunluğundan kurtulur, yaşamdan keyif alırsınız.

Saunaya Gireceklerin dikkat Edilmesi Gerekenler:

Saunaya girmeden önce gözeneklerin daha iyi açılması vede hijyen açısından mutlaka bir duş alınması gereklidir.
Saunaya alkollü iken girilmesi sakıncalıdır.
Saunaya peştamal ile girilmelidir.
Saunaya girmeden önceki 2 saat içersinde yemek yenmemesi gerekmektedir.
Sağlık problemleri olanların (Tansiyon,kalp,astım ve hamile) saunaya girmemeleri gerekmektedir.
Sauna içersinde asla uyunmamalıdır.
Sauna kuru bir ortam olduğundan öncesinde ve sonrasında bol sıvı tüketilmesi gerekmektedir.
Sauna içersinde bir kerede alınan süre 10-15 dakikayı geçmemelidir.
Sauna çıkıldığında hemen soğuk su ile duş alınmalıdır.


Günümüzün stresli dünyasından biraz olsun uzaklaşmak istiyorsanız ailenizle, arkadaşlarınızla ya da yalnız yapacağız sauna banyosu ile kendinize sağlığınız için zaman ayırın. Günümüzde lüks olmaktan çıkan sauna, stressiz ve sağlıklı bir yaşam için bir sağlık uygulaması olduğunu kanıtlamıştır.









9 Ocak 2015 Cuma

Egzersiz ve spor öncesi ve sonrası neler yemeliyiz



Merhaba Arkadaşlar,
Bir süre önce hem sağlıklı yaşam hemde bedenimde bana yük olan bir kaç kilo fazlalığımı vermek adına eskidende üyesi olduğum bir spor salonuna tekrar başladım.
Düzensiz beslenme ve buna bağlı kilo alışları hemen hemen bir çoğumuzun başına sıksık gelmiştir.
Dahada bilinçli olmak ve yaptığım sporun sadece bedensel aktiviteyle orantılı olmadığını anladım.Spor öncesi ve sonrası tükettiğimiz besinlerinde bununla çok bağlantısı var.
Derlediğim bilgiler ışığıda benim gibi sizlerede yardımcı olabileceğini düşünerek böyle bir yazı paylaşmak istedim.
Birçok kişi yaşamına sporu katarken doğru bildiği yanlışlar çoğunlukta, her anımızda olan beslenme peki spor yaparken ne kadar önemli? Spor yapmadan önce ve sonra nasıl beslenmeliyiz? Maksimum yararı nasıl elde edebiliriz? 

Düzenli yapılan egzersiz, kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, kanser, depresyon, tip 2 diyabet, osteoporoz ve kemik kırıkları riskini azaltmanın yanı sıra kas kütle artışıyla metabolizma hızını artırıp kilo vermeye yardımcıdır.

Egzersiz yapmak, form tutmak, kas kütlenizi artırıp yağ yakmak istiyorsanız beslenme düzeninizi kontrollü şekilde sağlamanız gerekiyor.

Spor öncesinde mutlaka beslenin

Egzersiz öncesinde yiyeceğiniz besin türü, miktarı ve zamanı önemlidir. Egzersizden en az 3-4 saat önce ana, egzersize başlamadan en az 1-2 saat öncesinde ara öğün yapmanızı öneriyoruz. Yiyecek seçimleriniz kolay sindirilebilir ve emilebilir olmalı, yüksek glisemik indeksi aşırı şekerli gıdalar egzersizden önce alınmamalıdır, yüksek glisemik indekse sahip (şeker içeriği yüksek) gıdalar insülin seviyelerini artırır ve yağ yakımı engellenir. Dolayısıyla egzersiz öncesinde düşük yağ içerikli, kompleks karbonhidratlı gıdaları tercih etmelisiniz.

Egzersiz öncesinde tercih edilebilecek besinler

Şeker içeriği düşük yulaf veya müsli ve yarım yağlı süt
3-4 adet kepekli bisküvi yanında light yoğurt
Meyve yanında yarım yağlı yoğurt
Meyveli süt yanında 2-3 adet ceviz içi veya badem
Meyveli yoğurt ve badem
Tam tahıl ekmek, light üçgen peynir ve light süt

Egzersiz öncesinde tercih edilmeyecek olanlar

Kurufasulye, nohut gibi kurubaklagiller
Brokoli, karnabahar, lahana gibi gaz yapıcı yiyecekler spor öncesinde rahatsızlık verici olduğundan dolayı tercih edilmemelidir.

Spor sonrasında ne yemeli, ne zaman yemeli?

Spor sonrasında ise karbonhidrattan zengin bir ana öğün veya atıştırmalık tüketmelisiniz. Bunun için önerilecekler arasında ana öğün olarak sandviç ve yanında taze sıkılmış meyve sularını önerebiliriz.

Spor sırasında vücudumuz kaslardaki glikojen depolarındaki glikozu (şeker) kullanır ve uzun süreli sporlardan sonra glikojen depolarını doldurmak gerekir. Bunun sebebi kas yapımızı korumak ve yenilemek ayrıca spor sonrasında uzun süreli aç kalmak vücutta ciddi kas yorgunluğuna sebebiyet verir.

Spordan sonra ilk 1 saat içerisinde mutlaka karbonhidrat içeren bir öğün yemelisiniz.  Egzersizden 2-3 saat sonra sürecek olan açlık kaslarda depolanan glikojeni %50 oranında azaltıyor ve vücut için ciddi kas yorgunluğuna yol açıyor.

Karbonhidratlarla birlikte protein tüketin, proteinler egzersiz sırasında zarar gören kasların ve dokuların onarımına yardımcı olacaktır. Bu yüzden egzersiz sonrası beslenmenizde karbonhidrat ve proteinleri karıştırın. Bunlara örnek besinler olarak somon balığı ve peynirli kepekli makarna, sandviç ve taze sıkılmış meyve suyu, esmer pirin, sebze sotesi ve tavuk ızgara gibi seçeneklere yer verebilirsiniz.

Egzersiz sonrası su tüketimi

Vücudun spor sonrası ihtiyaç duyduğu şey, kaybettiği sıvıyı geri kazanmaktır. Egzersiz sonrasında su tüketimi bu açığı kapatmaya yardımcı olacaktır.

Hücrelerin yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmesi ve bu sayede vücut fonksiyonlarının yerine getirebilmesi için vücudun su dengesini korumak gerekir.

Egzersiz sırasında sıvı dengesinin korunması, optimal egzersiz performansına ulaştırır. Her spora göre sıvı alımı farklılık gösterse de genel olarak egzersizden 2-3 saat önce 400-600 ml sıvı tüketimi önerilmektedir. Egzersiz sonrasında kesin bir öneri yoktur, ancak genel olarak idrar rengine bakılarak vücuttaki sıvı oranın yeterli olup olmadığı kontrol edilebilir. İdrar renginiz koyu ise vücut sıvı oranınız düşüktür, idrar renginin açık olana dek sıvı tüketiminizi artırmalısınız.
Kaynak:saglikaktuel

Uzay Kimya Benim- Bebek temizlik Ürünleri




Bebeğimiz çocuklarımız bizlerin herşeyi,bunun bilinciyle sağlıklı hem de doğal ürünlerle büyütmeye çalışırken büyük çaba sarfederiz. Bebeğim markası da biz annelerin bu konuda imdadına yetişiyor.
Benim markasıyla ; sevgili Fatmacığımın Tarçın Events organizasyonuyla Essi Güzellik merkezindeki eventsinde tanıştık
1983 yılında Uzay Kimya’yı kuran Yüksek Kimya Mühendisi Sevda Arıkan, Türkiye’de “ilk”leri başaran bir iş kadını,Aynı zamanda kendisi de bir anne ve anneanne olan Sevda Arıkan, bu hassasiyetle bebeklerimiz için en sağlıklı ürünlerin geliştirilmesini sağlayarak, Benim markasını çıkarmış.


Zararlı kimyasallar içermeyen, bebeğimizin doğal ham maddelerden yapılmış  hassas cildini tahriş etmeyen, kalıntı bırakmayan temizlik maddelerini bizlere sunuyorlar.
Doğal Hindistan cevizi, Hurma, Buğday, Patates, Şeker Pancarı gibi doğal ürünlerden elde edilmiş.. Bu özelliği sayesinde bebeğimizi zararlı kimyasallardan uzak tutarken aynı zamanda doğayı da korumuş olacağız.
BENİM ürünleri hazırlanırken temizleme ve leke çıkartma özellikleri yüksek olan doğal ve bitkisel ham maddeler özenle seçilmiş.


Performans testleri, genel leke ve kirlere ek olarak kavanoz ve formül mamaları, farklı yaşlardaki bebek kakaları, yiyecekler, kusmuk, demir şurubu ve bebeklerin oluşturabileceği çeşitli lekeler üzerinde yapılmış ve olumlu sonuçların ardından üretim süreci başlatılmış. Performans testleri hem standart ürünler hem de benzer ürünlerle yapılmıştır ve başarılı sonuçlar alınmış.
Performans testlerinin yanı sıra bebek giysilerinin çok sık yıkanmaları da dikkate alınmış formülüne çamaşırlardaki boya transferinin olmasını engelleyen özel bir doğal hammadde de ilave edilmiş. Böylece bebek çamaşırları ne kadar yıkanırsa yıkansın renkleri birbirlerine karışmıyor, renkleri solmuyor ve hep yeni kalıyormuş.



Benim ürünlerinin biz annelere ulaşması içinde geniş bir satış ağına sahip.
Migros,real,Metro,Tansaş,n11.com,morhipo,hepsiburada.com gibi birçok mağazalardan alabiliyoruz.
































Benim oğlum küçükken keşke bu ürünlerle tanışmış olsaydım diye içimden geçirdim doğrusu.

Bebek özeninde yine oğluma eşime bu ürünlerin hijyeninde temizliği neden sunmayayım düşüncesiyle çarşaf ve iç çamasırlarında deterjan ve yumuşatıcıyı kullandım.
Kirlerden arınma temizlik beni yanıltmadı oldukça başarılı.Yumaşatıcı kokusunaysa bittim inanın.
Kış mevsimindeyiz balkonum allahtan kapalı ve çamaşır kurutma işlemi sırasında evimin içine yayılan o yumuşatıcı kokusu  oda parfümü etlisindeydi.Ütü yaparken buharın etkisiyle tekrar ortaya çıkan bu koku beni mestetti.:)
Bilenleriniz vardı ben aynı zamanda taş boyama işiylede uğraşıyorum.Herzaman çalışma esnasında malesef önlük takma fırsatım olmuyor yada ihmal ediyorum.Sıvı boyaların etrafıma ve üzerimdeki giysilere sıcrama leke yapmasından dolayı hep müzdarip oluyorum.O an giysiyi cıkarıp yıkamazsam kuruyan lekenin daha sonra çıkmasıda güçlesiyor.Leke çıkarıcıyı işte bu yüzden ilk boyalı kıyafetlerimde denedim.Lekelerden eser kalmadı:)
Havalara uçtum desem yerinde olur.Elimin altından hiç ayırmayacağım ürünler arasına girdi.
Uzay Kimyanın Benim markalı ürünleri hakkında bilgi almak isterseniz aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.


Bu güzel ürünler için Uzay Kimya Benim markasına çok teşekkür ederim.


6 Ocak 2015 Salı

Kışın zinde ve sağlıklı kalmak için şifa kaynağı kuru meyveler

saglikdeposu


Özellikle soğuk kış aylarında vücudumuzun bağışılşık sistemini güçlendirmek ve bir çok hastalığın önüne geçmek veya tedavisi için meyve ve sebzelere önem veririz.Bir çok vitamin ve mineraller açısından zengin olan meyve kurularıda sağlığımız için büyük önem taşımakta.
Benim evimin oturma odasında boşaldıkça doldurduğumbu sağlık deposu kurumeyvelerle dolu tabağımın içerisindeki besinlerden ve faydalarından sizlere bahsetmek istiyorum.

Kuru Kayısı:
Kayısı besleyici ve iştah açıcıdır. Bol miktarda demir içerdiğinden kansızlığa iyi gelir. Vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Başta akciğer kanseri ve cilt kanseri olmak üzere kansere karşı koruyucudur. Vücuda kuvvet verir. Bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklara faydalıdır. Raşitizm gibi gelişme bozukluklarını önler. Hastaların iyileşmesini hızlandırır. Sinirleri sakinleştirir ve uyku verir. Migrene karşı da iyi gelir. Ayrıca cildi besler, nemlendirir ve yumuşatır.


Elma Kurusu :
Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir.
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir.
Hamilelerin bulantı ve kusmalarını azaltır.
Hastalıkların çabuk geçmesini sağlar.
İdrar söktürür, vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasında yardımcı olur.
Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder.
Kanı temizler.
Kolestrolü düşürür.
Damar sertliği ve kalp krizlerini önler.
Kandaki şeker miktarını düşürür.
Kabızlığı giderir.
Şeker hastaları için faydalıdır.
Dizanteri ve paratifoda iyileşmeye yardımcı olur.
Öksürüğü keser.
Kompostosu ateşi düşürür.
Susuzluğu keser.
Uçukları geçirir.
Cildin taze ve güzel kalmasını sağlar.
Göz ve kulak ağrılarında da kullanılır.

Ceviz içi:
Bağırsakta olan ağrılara iyi gelir.
Taze ceviz bal ile yenirse basura çok iyi gelir.
Karında su toplanmasına engel olur.
Cevizdeki yüksek orandaki omega-3 yağ asitleri kalp hastalıklarını, inmeyi, diyabeti, yüksek kan basıncını ve klinik depresyonu azaltıyor. Ceviz tüketimi kandaki kolesterol seviyesini düşürüyor, kalp atışlarında düzensizliği önlüyor.
Cevizdeki fitosteroller, kalın bağırsak, göğüs ve prostat kanseri gibi kanser türlerinden korunma sağlıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
Ceviz, damarlarda daha az pıhtılaşma özelliği olan kan tipinin üretimine ve iyi kolesterol oranının kötü kolesterol oranına göre artmasına yardım ediyor, kolesterolün damarları tıkama aşamasında önemli bir adım olan şişme ve kızarıklığı azaltabiliyor.
Beyne benzeyen ceviz, kavrama ve anlamayı geliştiriyor. Asya'da ceviz hala beyin gıdası olarak kabul ediliyor, bu ülkelerde öğrenciler, sınavlardan önce ceviz yiyerek notlarını yükseltebileceklerine inanıyor.
Cevizdeki yağ profili, fitosteroller ve magnezyum, safra taşı oluşumunun önüne geçiyor.
Cevizdeki melatonin, beyin bezesi tarafından salgılanan melatoninin insan vücudunun kullanıma hazır formunu içeriyor. Melatonin, gece çalışan ve zaman farkından dolayı uyku düzensizliği çeken kişilerde uyuma rahatsızlıklarını ortadan kaldırabiliyor.

Cevizin, antioksidan özelliği dolayısıyla kardiyovasküler ve sinir sistemine zarar veren parkinson ve alzheimer gibi çok kuvvetli hastalıkların gelişimini erteleyebileceği veya azaltabileceği ileri sürülüyor.

Ceviz, antioksidan savunmada önemli olan birtakım enzimlerde zorunlu kofaktörler olarak görev yapan manganez ve bakır içeriyor.

Dut Kurusu :
Demir açısından çok zengin, ödem çözücü, idrar söktürücü, bağırsak kurtlarını düşürücü etkisi var. Sadece dut meyvesinin değil yapraklarının da bu özelliği bulunuyor. Yaprakların bir diğer önemli özelliği ise kanamayı durdurması...
Vücuda kuvvet verir, kansızlığa iyi gelir.
Ağız, bademcik ve boğaz iltihabı, diş eti hastalıkları ve öksürüğe karşı faydalıdır.
Ateş düşürür.
Karaciğeri kuvvetlendirir.
Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder.
Özellikle yemekle birlikte yenildiğinde hazmı kolaylaştırır.
Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak kurtlarını düşürür. Mide ve bağırsakları rahatlatır.

Kuru Üzüm:
 İyi bir enerji kaynağıdır. Kan yapar ve vücudu şişmanlatır. Karaciğere faydalıdır. Göğüs hastalıklarına iyi gelir. Balgamı söker. Besin değerleri ile özellikle çocukların gelişimini destekler. Ayrıca, kuru üzümün içeriğinde ağrı kesici ve başta eklem iltihapları olmak üzere iltihap önleyici maddeler de bir miktar vardır.
Antioksidan Etkisi: Kuru üzüm, tıpkı kuru erik ve kuru kayısı gibi, antioksidan etkisi olan “fenoller” bakımından zengindir. Fenoller, hücre yapısını oksijen temelli tahribata karşı korur. Ancak taze üzümün kuru üzüme göre daha çok antioksidan içerdiği unutulmamalıdır çünkü kurutma işlemi sırasında antioksidan etkisi yaratan bazı bileşenlerin miktarı azalır.
Kemik Sağlığı: Pek öne çıkan bir mineral olmasa da, gıdalar yoluyla alınan kalsiyumun vücut tarafından daha etkili bir biçimde emilmesine yardımcı olan “boron” minerali için kuru üzüm tüketebilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre boron minerali osteoporoza karşı koruma sağlarken, menopoz sonrasında uygulanan östrojen terapisine yardımcı oluyor.
Demir Eksikliği: Kuru üzüm, kurutulmuş meyveler arasında demir bakımından en zengin meyvelerden biridir. 50 adet kuru üzüm (26 gram) günlük demir ihtiyacının yaklaşık % 3’ünü karşılar. Bu sayede demir eksikliği anemisi tedavisine yardımcı olarak tüketilebilecek gıdalar arasında kuru üzüm de yer almaktadır.

Bukadar faydası olan bu besinlerden hergün azar azar tüketmekle sağlığınız için büyük iyilik yapmış olacaksınız:)