30 Ekim 2016 Pazar

Clc Crıstalıty göz kremi deneyimim

Clc Crıstalıty
Yaş ilerledikçe cilt üzerindeki en büyük belirtisi,elastikiyetini kaybetmiş görüntüdür.Yer çekimine karşı koyamayan cilt üzerinde,kırışıklıklıklarla birlikte canlılığını kaybetmiş bir görüntü oluşur.
Karşıdan bakıldığında ilk göze çarpan ise ifadeyi en iyi yansıtan gözler değilmidir.
Göz ,etrafını saran ince hassas deri tabakasının etrafında görülen en belirgin sorunlar ise ,göz altı morlukları,tabaka haline gelmiş göz altı şişlikleri vede göz çevresi kırışıklıkları.
Of yazarken bile yıllardır hiç hoşnut olmadığım o göz altı morluklarımı anımsamak bile kendimi kötü hissettiriyor.
Göz çevresinde oluşan bu istenmiyen değişimlerin elbette herkese göre farklı nedenleri vardır.
Bundan 7-8 sene öncesine kadar bende hiç göz altı morluklarımdan şikayetçi değildim.Çünkü beni bukadar rahatsız edici boyutlarda değillerdi.Sonrasında gelişen hipo troit hastalığımla birlikte bana takıntı yapacak boyuta kadar ilerlemesinin ise bir türlü önüne geçemedim.
Bu duruma bir de yılların ilerlemesiyle yaşa bağlı cilt elastikiyetinin azalmasıda eklenince ,buyrun size katmerli bir sorun.:(( 
Evet yaş almak güzel ama, olumsuz sonuçları olan bu tip değişimleri kabullenmek inanın gün geçtikçe dahada zorlaşıyor.
Benim gibi olanlar da eminim sürekli bir çare arayışı içersinde sürekli bir kısır döngü halinde farklı farklı ürünler deneyip duruyoruz.
İtiraf ediyorum bu deneyimlerim sonucunda göz altlarımda citti anlamda sorunlarda yaşadım.
Morlukları gidereyim derken oluşan mini mini yağ bezelerini her seferinde güzellik merkezlerinde temizletmek ise başka bir üzücü yönü oldu.
Geçtiğimiz aylarda Clc Crıstalıty ürününü sosyal medya üzerinden görüp farkedince heyecanla denemek istedim.
Clc Crıstalıty
İlk tester ürününü deneyip hatta bu deneyimimi bir video çekerek sizlerle de youtube kanalımdaki buradaki videomda paylaşmıştım.

Clc Crıstalıty göz altlarına vede göz cevresine uygulandıktan sonra 90 saniye içersinde,göz altı morlukları,göz altı torbaları vede göz çevresi kırışıklıklarını giderdiği vaadinde bulunuyordu.
Etkisinin 6-7 saat sürdüğü (cilt tipine göre süre değişebiliyor sanırım) bu mucizevi durum beni çok heyecanlandırmıştı.
Başarılı sonucu bizzat deneyimleyin ce tam boy ürünle şuan kullanıma devam ediyorum.
Tabi bu aşamadan sonra akla ilk gelen soru, tek kullanımda gösterdiği bu etki uzun vadede bu sorunların giderilmesi yönünde de acaba gösterebiliyormu? Firmanın önerisine göre 14 gün her gün düzenli kullanım sonrasında kalıcı etkilerde görülmeye başladığı yönünde.Bir nevi hasarlı bölgeyi tedavi edici özelliği olduğunu bilmek gerçekten bu konuda ben gibi sıkıntısı olanlar için bir çözüme ulaşma umududa taşıyor.
İçeriği ve uygulama yöntemiyle ilgili tüm detayları buradaki web sayfalarında net açık bir şekilde belirtmişler.En sağlıklı bilgi için sayfalarından okumanızı öneririm.

Clc Crıstalıty

90 saniye içersinde ön gördükleri tüm etkileri ben bizzat kendi cildim üzerinde başarılı sonuç aldım.
Bunu zaten aşağıya ekleyeceğim videomda da net bi şekilde gözlemleyebilirsiniz.
Ayrıca öncesinde ve sonrasında çektiğim bu fotoğrafta sizlere fikir verecektir.

Clc Crıstalıty


Kalıcı etkilerini görebilmek için ise hala kullanım sürecim devam etmekte.Sonuçlar konusunda düşüncelerimi de mutlaka ilerleyen zaman içersinde bloggumdan sizlerle de paylaşacağım.






15 Ekim 2016 Cumartesi

Sofra/Compass Group Türkiye’nin düzenlediği Top Chef 2016 Birincisi Belirlendi

Top Chef 2016


Top Chef 2016 Birincisi Belirlendi 

Sofra Compass Group Türkiye tarafından bu yıl 4’üncüsü düzenlenen ve geleneksel hale gelen “Top Chef 2016”nın birincisi belli oldu. 15 Ekim tarihinde Le Cordon Bleu’ nün Özyeğin Üniversitesi’ndeki Mükemmellik Merkezi tesislerinde gerçekleştirilen yarışmada, Sofra Compass Group Türkiye’nin 11 profesyonel aşçısı kıyasıya yarıştı. Kazanan Şef Özcan Karakoç oldu. 

Özcan Karakoç


Jüri üyeliğini Sofra / Compass Group Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kartal, Sofra Grup Gastronomi ve İnovasyon Müdürü Şef Gencer Üzümlü, Le Cordon Bleu İstanbul Eğitmen Şefi Arnaud Declercq, Sofra Grup Kalite ve Güvence Müdürü Füsun Atayata, Gazeteci, Yazar ve Televizyoncu Aynur Tartan,  Yemek Yazarı ve İstanbulfood Kurucusu Tuba Şatana, Sedef’li Lezzetler Programı Yapımcısı ve Sunucusu Sedef İybar, Mercedes-Benz Türk A.Ş. Personel Hizmetleri Takım Yöneticisi Burak Küçüksu ve Sabancı Holding Direktörü Faruk Gönener’in yaptığı yarışmada birinciliği Şef Özcan Karakoç kazandı. 

Şeflere “Gizli Özne” sürprizi

Top Chef 2016 yarışmasında ne hazırlayacaklarını önceden bilmeyen şeflere, kapalı bir kutu içerisinde “gizli özne” verildi ve 90 dakika içerisinde bu gizli özneyle giriş, ana yemek ve tatlıdan oluşan 3 farklı yemek tabağı hazırlamaları istendi. Şeflerin bütün bilgi ve becerilerini kullanarak hazırladığı yemek tabakları jüri üyeleri tarafından test edildi. Lezzet, sunum, yaratıcılık, mutfak teknikleri, hijyen ve zamanlama gibi kriterlerin göz önünde bulundurulduğu değerlendirmeler sonucunda özel jüri birinciyi belirledi. Yarışmanın birinciliğini Şef Özcan Karakoç aldı.
Türk Şefleri uluslararası arenada mücadele edebilecek güçte!

Sofra / Compass Group Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Nihat Kartal, bu yıl dördüncü kez düzenledikleri ve geleneksel hale gelen Top Chef 2016 yarışmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Aşçılık, günümüzde sadece “iyi yemek yapmak” anlamına gelen bir iş olmaktan çıktı. Bugün iyi bir aşçı ya da şef olmanız için lezzetli yemek yapmanız kadar yaratıcılık, sunum, zamanı iyi yönetme gibi becerilerinizin de gelişmiş olması gerekiyor. Biz, bünyemizde bulunan aşçılarımızın tüm bu becerilerini ortaya koyabilecekleri platformlar yaratmaya ve kendilerini geliştirebilecekleri fırsatlar sunmaya çalışıyoruz. Top Chef yarışması da bu platformlardan biri.  Türk şefleri, uluslararası arenada mücadele edebilecek güçte. Biz de bu gücü arkamıza alarak şeflerimizi cesaretlendirmeye ve başarılı çalışmalara imza atmaya devam edeceğiz.”

SOFRA/ COMPASS GROUP TÜRKİYE



SOFRA/ COMPASS GROUP TÜRKİYE Hakkında

1987’de kurulan Sofra/Compass Group Türkiye, dünyanın lider yiyecek ve destek hizmetleri firması olan ve 2015 mali yılında 17.8 milyar sterlin ciro elde eden Compass Group PLC bünyesindedir. Türkiye’de, EUREST ve OBASAN markasıyla iş merkezlerine, fabrikalara, SCOLAREST markasıyla eğitim kurumlarına ve MEDIREST markasıyla sağlık kurumlarına toplu yemek hizmeti veren Sofra / Compass Group Türkiye, EUREST SERVICES markası ile tesis işletim ve bakım onarımı, temizlik, iç taşıma ve depolama, idari ve ofis destek, açık alan ve çevre bakım gibi destek hizmetleri, EUROSERVE GÜVENLİK markası ile de koruma ve güvenlik hizmetlerini, Türkiye’nin her noktasında 81 ilde, 22 binden fazla çalışanıyla, 3 binden farklı lokasyonda sunmaktadır. Toplu yemek hizmeti verdiği kuruluşların kendi tesislerinde kurduğu mutfaklarında ve Türkiye genelinde 5 merkezi yemek üretim tesislerinde günde toplam 1 milyon öğün yemek üretimi gerçekleştirmektedir. Compass Group PLC, Fortune Dergisi tarafından yayımlanan “Dünyayı Değiştiren 50 Şirket/2016” listesinde 33. sırada yer aldı. 


Özyeğin Üniversitesi – Le Cordon Bleu İş Birliği

2012 Temmuz ayında Gastronomi ve Mutfak Sanatları Lisans Programı’nı açarken dünyanın en prestijli mutfak sanatları kurumu Le Cordon Bleu ile iş birliği anlaşmasını da imzalayan Özyeğin Üniversitesi, öğrencilerini dünyanın en usta şefleriyle yetiştirirken, Le Cordon Bleu ile birlikte açtığı halka açık Sertifika Programları ile bu alanda kendini geliştirmek ve ilerlemek isteyenlere de yeni bir geleceğin kapılarını araladı.  
Özyeğin Üniversitesi ve Le Cordon Bleu iş birliği kapsamında, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Lisans Programı ve Otel Yöneticiliği Lisans Programı’ndaki “mutfak sanatları” dersleri Le Cordon Bleu Master Şefleri tarafından verilirken,  20’den fazla ülkede olduğu gibi,  üniversite öğrencisi olmasa da, mutfak sanatları alanındaki yetkinliğini geliştirmek ve bunu uluslararası saygı gören bir Sertifika ile taçlandırmak isteyen, ya da kariyerini değiştirmeyi hedefleyen herkes için,  Ocak 2013’ten bu yana Le Cordon Bleu Sertifika Programları eğitimleri devam etmektedir. 

LE  CORDON BLEU HAKKINDA:

Le Cordon Bleu, 1895’te “La Cuisiniere Cordon Bleu” dergisinin yayımcısı, gazeteci Marte Distel tarafından mutfak sanatları okulu olarak Paris’te kurulmuştur.  Açılışından itibaren, Le Cordon Bleu’nün uluslararası ünü dünyada hızla yayılmıştır. 1950’li yıllarda Paris’te yaşayan Julia Child’ın bu okulda eğitimini tamamlayıp ünlü bir aşçı ve yemek yazarı olması da Le Cordon Bleu’nün tanınırlığını artırmıştır. Julia Child’ın hayatı 2009 yılında vizyona giren Meryl Streep’in başrolünde oynadığı “Julie & Julia” adlı bir filme de konu olmuştur.
Günümüzde Le Cordon Bleu,  20 ülkede, 40’ı aşkın uluslararası okulda yılda 20.000 öğrenciye eğitim vermektedir. Le Cordon Bleu öğrencileri, Michelin yıldızlı restoranlardan gelen usta şefler ya da prestijli yarışmalarda galip gelerek Meilleur Ouvrier de France gibi unvanları elde eden isimler tarafından eğitilirler. Usta aşçılar, klasik Fransız mutfağı ve uluslararası aşçılık tekniklerine ait bilgi ve deneyimlerini Le Cordon Bleu öğrencilerine aktarırlar. 


Laktozsuz Süt ve Laktozsuz Ürünler Hakkında Her Şey



Laktoz nedir?
Süt ve süt ürünlerinin içinde bulunan doğal süt şekeridir.
Laktoz intoleransı nedir? 
Laktozun sindirilmesi için laktaz enzimi gerekir. Eğer vücutta yeterli miktarda laktaz enzimi bulunmuyorsa, laktoz intoleransı var demektir.
Laktoz İntolerans belirtileri nelerdir?
Laktoz intoleransı sütün içindeki laktozun sindirilemediği durumlarda ortaya çıkar. Süt içince karın şişkinliği, karın ağrısı, gaz, mide bulantısı görülebilir. Bu tarz sorunlarınız varsa süt ve süt ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine Laktozsuz Süt’ü tüketebilirsiniz. Belirtilerin şiddeti tüketilen laktoza ve kişinin ne kadar laktozu tolere edebildiğine göre değişir. Belirtiler süt ve sütlü ürünlerin tüketimini takiben yarım saat ile 2 saat arası sonrasında kendini göstermeye başlar. Süt içerdiği kalsiyum, protein, yağlar, vitaminler ve mineraller açısından temel besin gruplarındandır.
Yaşam boyu sağlıklı olmak için her yaş döneminde ihtiyacınız olan türde ve miktarda süt içmeniz gerekmektedir.
Laktoz intoleransınız varsa ne yapabilirsiniz?
Laktozu azaltılmış veya laktozsuz süt ve süt ürünleri tüketebilirsiniz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt nasıl üretilir?
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt, sütün içindeki laktozun laktaz enzimi ile parçalanması sonucu elde edilir. Laktaz enzimi katkı maddesi ya da koruyucu değildir. Ürünün prosesi sırasında görevini yerine getirip, son aşamada aktivitesini yitirerek ürünün içerisinde kalmaz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt neden daha tatlıdır?
Laktozun glikoz ve galaktoza parçalanması nedeniyle, standart süt ve yoğurttan daha tatlı hissedilen ürünlerdir. Hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez.
Laktozsuz süt sizin için uygun mu?
Laktozsuz süt, sütteki laktozu sindiremeyen ve süt içince şişkinlik, ağrı, gaz ve bulantı sıkıntılarını yaşadığı için süt tüketemeyen kişilerin rahat şekilde süt içmelerini ve sütün besin değerlerinden faydalanmalarını sağlamaya yardımcı olur.
Neden Laktozsuz Yoğurt tüketmelisiniz?
Laktozsuz Yoğurt, laktoz intoleransına karşı hem sağlık faydası sağlamakta, hem de tatlılık derecesinin yüksek hissedilmesi nedeniyle şeker kullanılması gereken ürünlerde şeker azaltmaya imkan tanımaktadır. Bu nedenle ara öğün olarak sade ya da müsli karışımı gibi bir alternatifle tüketilmeye çok uygundur, hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez. Ayrıca, 100 g laktozsuz yoğurt günlük kalsiyum ihtiyacının %23’ünü karşılamaktadır.
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin zararı var mıdır?
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin hiçbir zararı bulunmamaktadır.
Pınar Denge Laktozsuz Süt ve Yoğurt hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız. 


Bir boomads advertorial içeriğidir.

14 Ekim 2016 Cuma

Simli oje ile omre desen uygulamasi video -Nail Art

Oje Tasarım


Herkese merhaba
Tırnaklarım da farklı desenleri uygulamayı çok seviyorum.
Bugün bu yazıda göreceğiniz simli oje ile omre desen uygulamasını çok sıklıkla farklı renklerde yapıyorum.
Açık renklerde de bence çok güzel duruyor.
Uçuk pembe ve gri simlerin aşağıdaki fotoğrafta göreceğiniz uyumu gibi.

oje tasarım

Alttaki videomda kullandığım ojeler;
Golden Rose Matte serisinden 04 numara
Tırnak uçlarıma uyguladığım simli oje 
Alix Avien 164 numara
Sim uygulamasında üçgen makyaj süngeri kullandım.
Aşağıdaki videoda aşama aşama nasıl yaptığımı  izleyebilirsiniz.





Newmacy Dream Satin Pudra Deneyimim

Newmacy Dream Satin Pudra Deneyimim


Geçtiğimiz yaz başlarında Newmacy kozmetiğin büyük bir paletini almıştım.Severek kullandığım bu paletin ardından firma tarafından gönderilen bir çok makyaj ürünlerinide deneme fırsatı buldum.Denediğim ürünleri arasında ilk olarak blog paylaşımımım Matte Föndeten hakkındaki yazımı buradan okuyabilirsiniz.
Newmacy Dream Satin Pudra yı kullanabilmek için biraz beklemem gerekiyordu.Sebebine gelince ,bu yaz cildim fazlasıyla bronzlaştığı için ten rengimin biraz açılması  makyajımın daha doğal durması için gerekliydi.Aynı zamanda yazın ve sicaklarda çok ten makyajı yapma taraftarı değilim.

Newmacy Dream Satin Pudra Deneyimim



Ürünün 2 katlı tasarımdan oluşuyor.En alt bölümde pudrayı uygulayabileceğiniz süngerin bulunduğu bölüm güzel düşünülmüş.Pudranın yüzeyindeki kabartma desen ,ay nasıl kıyıcam kullanıcam dedirten güzellikte.
Yapısı ince hem süngeriyle hem fırçayla kullandım.Fırçayla uygulamalarda malesef biraz tozutuyor.O yüzden bence tampom hareketlerle süngeri yada farklı bir tür yumuşak pompom tarzı bir süngerle uygulanmalı.Ben föndeten sürer gibi değilde daha çok dokundurarak cildimde uygulamayı daha çok doğal durduğuna inanıyorum.

Newmacy Dream Satin Pudra Deneyimim


Benim gibi çok kuru bir cilt yapınız varsa ten makyajı öncesi mutlaka çok iyi cildinizi nemlendirmenizi öneririm.Aksi taktirde yeterince neme doymamış ciltte föndetenler dahi pütürlü bir görüntü verecektir,haliyle üstüne uyguladığınız pudrada güzel durmayacaktır.

Uygun fiyatlı ince yapılı bir pudra arayanlara gayet güzel bir ürün olarak önerebilirim.
Sizler newmacy ürünleri hakkında neler düşünüyorsunuz,yorum olarak benimle paylaşırsanız sevinirim.

Biota 59 Elements Sımply Rose Ruj

Biota 59 Elements Sımply Rose Ruj

Uzun yıllardır  bitkisel içerikli bir çok ürününü kullandığım Biota,bünyesinde Bioxcin, Bioder, Bioblas, Biomen, Restorex ve Nutraxin gibi markalarının yanı sıra renkli kozmetik sektöründe de varlığını ortaya koyarak Biota 59 Elements kozmetik ürünleri ile biz hanımların gönlünü birkez daha fethetmeyi başardı.
Bir çok kozmetik ürününü henüz yeni yeni kullanmaya başladım.Yeterli fikrim oldukça blogum dan sizlerle düşüncelerimi paylaşmaya başlayacağım.
En uzun süreli kullandığım ürünleri arasında bugün düşüncelerimi aktaracağım 
Pure Matte Lipstick serisinden Biota 59 Elements Sımply Rose Ruj
Öncelikle içeriği hakkında firmanın web sayfasından edindiğim bilgileri sizlere aktarayım.

Biota 59 Elements Sımply Rose Ruj


Pure Matte Lipstick içeriğindeki Bambu özü ve Shea yağı dudaklarınızı nemlendirir ve pürüzsüzleştirir. Pamuk yağı dudakları besler ve yenilenmesine yardımcı olur.
Ayrıca Vitamin E, kırışıklık karşıtı etkisiyle dudakları zamana karşı korur. Uzun süre kalıcı mat pürüzsüz bir film oluşturur. Yoğun renkleri bulaşma yapmaz. 

Fotoğraf dada gördüğünüz üzere yarı mat yapıda,sürümü oldukça kolay ve son duruşu bana göre harika pürüzsüz bir görünümde  çok hoş nude bir renk.
Dudaklarım kuru olmasına rağmen nemlendirici özelliği sayesinde dudakları ekstra asla kurutmuyor.

Yaz kış gündüz makyajında özellikle çok tercih edilebilecek bir renk.
Dudakda kalıcılık perfonmansını gün boyu olarak baz alırsak orta düzeylikde.Eh buda zaten normal.Sürekli birşeyler yiyip içtiğimizi düşünürsek ruj tazelenmesi bence makyajın her daim kusursuz görünümü için şart.
Şuan ki satış fiyatı ise : 34.90 TL
Markanın kozmetik ürünlerini buradaki web sayfalarından inceleyebilirsiniz.

Tarçınlı doğal el peeling yapımı




Tarçınlı doğal el peeling yapımı


Muazzam kokusuyla tanınan tarçın,sağlığımız için faydalarının günümüzde dahada bilinir olmasından dolayı hem
tatlılarda hemde yemeklerde mutfaklarımızın vazgeçilmezi oldu.
Sadece tarçını koklamak bile hafızayı güçlendirici etkisi varken,kozmetik sektöründe de vucuda olduğu kadar cildede
faydaları keşfedilip kullanılımı yaygınlaşmıştır.
Antibakteriyel özelliğinin yanı sıra cilt temizliği ve cilt gençleştirmede de maske olarak kullanılmaktadır.
Cilt gençleştirme demişken, ellerimiz için tarçınla yapılan güzel bir peeling tarifi vermek istiyorum sizlere.
Aslında vereceğim bu karışım tarçın miktarı yarıya düşürülerek yüz peelingi olarakda kullanılabilir.
Yüzde kullanımı esnasında biraz yanma hissi olacağı için sadece 1 dakika cilt hafif bir şekilde ovulduktan sonra soğuk suyla yıkanmalıdır.
Ben ellerimin bakımında ara sıra kullandığım bu peeling sayesinde ölü derilerden arınmış yumuşacak bir sonuç aldığım için sizlerlede paylaşmak istedim.

Tarçınlı doğal el peeling yapımı

Tarçınlı doğal el peeling yapımı


Hazırsanız gerekli malzemelere bakalım.
1 tatlı kaşığı toz tarçın
1 tatlı kaşığı un
2 yada 3 tatlı kaşığı soğuk su.

Tüm malzemeleri bir kap içersinde karışarak çok sıvı olmayan bir karışım elde edelim.
Islatmış olduğumuz ellerimizin üst ve avuç içi kısmıda dahil olmak üzere bu karışımla iyice ovalım.
1-2 dakika bu işlem için yeterli olacaktır.

Tarçınlı doğal el peeling yapımı



Bol suyla temizleme işlemini bitirdikten sonra cilt tipinize uygun bir kremle bakımı tamamlayınız.
Yukardada söylediğim gibi bu maske cilt içinde kullanılabilir.
Sadece tarçın oranını yarıya indirmeniz gerekli.Cilde sürldüğü andan itibaren biraz yanma hissi oluşacaktır.Bu sizi korkutmasın 1  dakikalık yaptığınız işlem sonrası suyla yıkadığınız anda bu yanma etkisi hemen yok olacaktır.
İşlem sonrası oluşan hafif pembe kızarıklığın ise 5 dakika içersinde kaybolduğunu göreceksiniz. 
Tarçın ve un ince tanecikli olduğu için cildinizi çok hırpalamadan ölü derileri alacak,siyah noktalarınızın giderilmesini sağlayacaktır.Antiseptik özelliği olduğu içinde
cilt üzerinde koruyucu kalkan görevide görecektir.
Sakinleştirici özelliğinin etkisinden daha iyi faydalanabilmek için gece yatmadan önce yapacağınız bu peeling sonrası
gece bakım kreminizin etkisinide arttıracaktır.

İnstagram hesabımda ilk hediye çekilişim başladı.



Herkese merhaba,instagramda ilk çekilişimi başlatmış bulunuyorum.Sadece instagram üzerinden katılımların kabul edileceği bu çekilişimi blogumdan da duyurmak istedim. 7 Kasım gecesi sona erecek çekilişime katılım şartları ise instagram hesabım olan  @begendim_paylastim  profilimi takibe almanız, çekiliş görselini yine instagramda  #begendimpaylastimcekilis #cekilis #çekiliş etiketiketleriyle paylaşmanız ve benim gönderimin altına  3 arkadaşınızı etiketkemeniz yeterli olacaktır.
Herkese bol şans 😍

Hediyelerim:
✔Flormar Prettty Compact ikili allık
✔Wet n wild far seti
✔Essence Rimel
✔Cecile ruj
✔Flormar göz kalemi
✔Farmasi Göz kaş farı
✔Flormar 321 kırmızı oje
✔İmpress yapişkanlı takma tırnak
✔Mini boy Lr Aloe Vera Emergency spray

Not: Çekiliş sona erdiğinde kontrol edebilmem için kapalı hesapların açık olması gerekmektedir.Hesabımı takibe almamış olanlar ,görseli paylaşmamış olanlar değerlendirmeye alınmayacaktır.

#instagramhediye #hediye #instagramçekiliş #instagramcekiliş #flormar #farmasi #wetnwild #impress #essence #cecile

11 Ekim 2016 Salı

Perakende sektöründe “Big Data” kullanan, karını %60 arttırıyor

Tolga Arıcan


Perakende sektöründe “Big Data” kullanan,
karını %60 arttırıyor

“Big Data”, şirketlerin, kurumların, ülkelerin gündemine daha fazla girmeye başladı. Ancak, çoğu kurum ve kuruluşların ilk etapta göremediği nokta, tüketicinin dokunduğu veya dokunmadığı her ortamdan, inanılmaz büyüklükte bir datanın aktığıdır. Sadece websitesi/e-ticaret portalından veri akışı olmaz. Sattığınız ürün veya hizmetle ilgili, anlık o kadar çok data akışı olmaktadır ki, bu veriyi yakalamak zaten Big Data’nın ilk kuralıdır. İşletmeler farkında değildir ama, arka bahçelerinden bir nehir akmaktadır. Özetle, önemli olan bu veriyi dinleyip, doğru araçlarla kendi havuzunuza akıtıp, kendi verinizle harmanlamaya başlayabildiğiniz noktada, veri madenciliğine giriş yapmış olursunuz.

Perakendede; hem sahada, hem dijital platformda olmak avantaj sağlar

Perakende sektöründe Big Data kullanımının önemini ifade eden REM People Dijital Teknolojiler Direktörü Tolga Arıcan, şunları söyledi:
“Big Data’yı kullanan perakende firmalarının, işletme karlarını %60 kadar yükseltebileceği fırsatlar ortaya çıkabilir. Sektördeki iş sürecinin, sahanın yanı sıra, dijital platformlarda olması büyük avantaj sağlar. Dijital görünürlük, e-ticaret sitelerine kolay linkleme gibi avantajlar, tüketiciyi sahadan koparmaz; tam tersine mağazaya olan mesafesini kısaltır. Tabii burada, SEO’nun (arama motoru optimizasyonu) e-ticaret sitelerinde olduğu gibi; mağazalarında satışlarını yükselteceği faydasının bilinmesi gerekir. Kısaca şunu söyleyebiliriz; dijitalleşen dünyayı iyi kullanan perakende markalarının, aynen David Pittman’ın değindiği gibi satış kanallarını da güçlü tutması lazımdır. Big Data analizi, hem dijital taraf, hem saha tarafı için bir arada olduğunda entegre ve sürdürülebilir bir başarı elde edilebilir. Nitekim, dijital görünürlüğe sahip bir ürünle ilgili; yakın bir mağaza ya da ürün bulunurluğu olmadığında; her 4 kişiden 1 kişi satın alma kararından vazgeçmektedir” dedi.

Veriler toplanıp, analiz edilmelidir

Veri akışının en doğru olacağı kanalları saptamanın önemine değinen Tolga Arıcan, bunu gerçekleştirmenin düşünüldüğü kadar zor olmadığını kaydederek, konuşmasına şöyle devam etti:
“Dijital platformları dinlemek gerekir. Bu noktada, websitesi analitiği etkin şekilde toplanmalı, e-ticaret sitesindeki satışlar firmanın altyapısına aktarılmalı, birden çok platformdaki müşteri datası eşleştirilip müşteri profillemesi yapılmalı ve sosyal mecraları dinleyerek semantik analizlerle trendler takip edilmelidir. Firma verilerini anlamlandırılmalıdır. Bu noktada ise, Müşteri/ CRM verileri güncel tutulmalı, Machine Learning ile eksik veriler tanımlanmalı, demografik kırılımları çıkarılmalı, Satış verileri analiz edilmeli, satış alışkanlıkları/trendleri/ürünlerin talepleri analiz edilmelidir. Reklam çalışmaları ve geri dönüşü verilere dökülmelidir. Sektör araştırmaları takip edilerek, veri havuzuna katma değer sağlayacak araştırma verileri satın alınarak entegre yapılmalıdır. Satış noktalarına dokunmak önemlidir. Bu noktada, bulunurluk araştırmaları sürekli yapılmalı, rakipler takip edilmeli, fiyat araştırmaları yapılarak satışlara olan etkisi analiz edilmeli, satış kanal sorumluları ve mağazaları denetlenmelidir. Önemli olan nokta, bu kanallardan akan verinin sürekli ve birbiriyle konuşabilmesidir ki, anlamlı sonuçlar- analizler çıkarılabilsin ve sürekli olarak performans değerlendirmesi yapılabilsin. En azından başlangıç noktası için artık formül hazır. Ufak projelerle, veri toplama altyapısı ve gereken araştırmaların başlatılmasıyla, Big Data’ya dair, ön hazırlık için gereken en uygun ortam sağlamış olacaktır” diye konuştu.

2017’de Big Data projelerinin, %60’ı başarısız olacak

Big Data konusunda birçok işletmenin, konuya nereden başlayacağını estiremediğini de anlatan Tolga Arıcan şunları belirtti:
“Big Data ilk bakışta büyük bir kavram gibi gözükse de; aslında atlanılmış olan en kritik nokta, getirmiş olduğu vizyonun nasıl özümseneceğinin bilinmemesi ya da nereden başlanabileceğinin kestirilememesidir. Hele ki işletme; bir internet girişimi veya genç bir firma değilse, bu daha zordur. Çünkü, internet bazlı genç girişimlerin çoğunun temelini data oluşturur. Anlamlandırdığı ve ilişkilendirdiği data ve aktif kullanıcı üzerinden, şirket değerlemeleri yapılır. Kısaca, bu şirketlerin DNA’sı zaten data üzerine kuruludur. Diğer taraftan, biraz daha geleneksel ve dinamikleri oturmuş köklü firmalar ise, bu dijitalleşme çağında, bir şekilde ‘Big Data, Machine Learning, Predictive Marketing, ZMOT’ gibi terimleri anlamaya, iyi ihtimalle benimsemeye ve çok düşük oranlarda da uygulamaya çalışmaktadır” dedi.
Kurum ve kuruluşların gündeminde Big Data’nın her geçen gün daha etkin yer almayı sürdüreceğini kaydeden Tolga Arıcan, Gartner’ın yaptığı bir araştırma sonucuna göre 2017 yılında Big Data projelerinin %60’ının daha pilot aşamasında başarısızlığa uğrayabileceğini, ancak işletmelerin big dataya dair yeni çalışmaları hayata geçirmeye devam edeceğini söyledi.

Son 2 yılda üretilen veri, insanlık tarihi boyunca üretilen veriden fazladır

2015 yılının sonunda Forbes’da yayınlanan Big Data istatistiklerine de değinen Tolga Arıcan, şunları anlattı:
“Son 2 yılda üretilen veri, ondan önceki insanlık tarihi boyunca üretilen veriden çok daha fazladır. Yani, kümülatif bir veri üretimi söz konusudur. Örneğin, Facebook’a Ağustos 2015 itibari ile günde giren kişi sayısı 1 milyara ulaşmıştır. Youtube’a, her 1 dakikada atılan video uzunluğu 300 saattir. Fortune 1000 şirketlerinden herhangi biri, veriye %10 daha fazla erişim yaptığı noktada, 65 milyon Dolardan daha fazla kar etme şansını yakalamaktadır. Nitekim bu konuda yapılan araştırmalara göre, şu anda sahip olunan verilerin en fazla %0.5’i analiz edilebilmiş durumdadır. Bu da potansiyel %99.5’lik bir kısım olduğunu göstermektedir” şeklinde konuştu.











Aşurenin keyfi paylaştıkça çıkar

Duru Bulgur


Aşurenin keyfi paylaştıkça çıkar

Her ay hazırladığı bulgurlu yemek tarifleriyle sofralarda lezzet şöleni yaşatan Duru Bulgur’un bu ay ki lezzeti Aşure…

Mutfak kültürümüzün en lezzetli tatlarından Aşure, Muharrem ayının başlamasıyla evlerde kazan kazan pişirilmeye, konu komşuya dağıtılmaya başlandı. 

Peki içinde birçok lezzet barındıran aşureyi hazırlarken dikkat etmeniz gerekenleri ve lezzeti daha da artırmak için ne yapmanız gerektiğini biliyor musunuz?

Bereketin ve dayanışmanın sembolü bu güzelim tatlıyı bir de Duru Bulgur’un size özel hazırlanan Duru Lezzetler yemek tarifi ile hazırlayın. Çok seveceksiniz! 

İÇİNDEKİLER 

500g Duru aşurelik buğday (3 su bardağı)
Yarım çay bardağı Duru pirinç
1 su bardağı Duru nohut
1 su bardağı Duru kuru fasulye
200 g kuru kayısı
200 g kuru üzüm
1 su bardağı fındık
3 lt su
2 su bardağı süt
4 su bardağı toz şeker
Çeyrek çay kaşığı tuz
Yarım çay bardağı karanfil suyu (1 tatlı kaşığı karanfili kaynatıp, suyu alınır)
Üzeri için;
25 g fındık
25 g kuş üzümü
100 g ceviz
1 adet nar
Tarçın

HAZIRLANIŞI 
Nohut ve fasulyeyi ve buğdayı ayrı ayrı kaplarda bir gece önceden ıslatın.  Ertesi gün Buğdayı yıkayıp, tencereye alın üzerine kaynar su ekleyip buğdaylar yumuşayana kadar pişirin. 
Bu arada fasulyeyi ve nohudu da ayrı ayrı tencerelerde haşlayın. Yumuşayan buğdaya pişmiş nohut, fasulye, küçük doğranmış kayısı, kuru üzüm, yıkanmış pirinç ekleyin ve 15 dakika kadar kaynatın. Sıcak süt, şeker, tuz, fındık, karanfil suyu ekleyerek 15 dakika daha kaynatın.
Tek tek cam kâselere bölüştürün. Aşure kâselerde soğumaya yüz tutunca, üzerini fındık, ceviz, fıstık, kuş üzümü, kuru üzüm ve nar taneleri ile süsleyebilirsiniz.
Not: Pişme esnasında eğer su yetersiz kalırsa ilave yapabilirsiniz. Şeker miktarını zevkinize göre artırıp azaltabilirsiniz.

9 Ekim 2016 Pazar

Pastel 49 numara patlıcan moru oje

Pastel 49 oje

Oley kış geldi koyu renk ojelerime kavuştum deyip benim gibi sevinen varmıdır acaba :)
Yazın rengarenk pembeler maviler turkuaz renklerini bol bol kullandım.Her renk kıyafetime uygun aynı renklerde tırnaklarımı  ojelerle süslemek çok hoşuma gidiyor.Yazın ne kadar cıvıl cıvıl renklere yönelsek de kısın soğuk havalarda bi okadar ağır başlı cazibesi yüksek koyu renkler  kendine çekiyor beni.
Pastel in ojelerini yapısını vede renklerini çok beğeniyorum.
Hemen hemen her rengi mevcut.
En son aldığım bu patlıcan moru rengi olan 49 numarayı ilk defa dün akşam tırnaklarıma uyguladım.
Rengi çok hoşuma gitti.Sanırım mat ojelerdense ben parlak ojeleri daha çok seviyorum.
Birde kıyafetinize uygun kombin yaptınızmı çok şık duruyorlar.
Siz nasıl buldunuz bu rengi?


Makyaj sabitleme spreyi Nyx Dewy Finish

Nyx Dewy Finish



Herkese merhaba,
Yaz ayı sona erdi artık.Sıcaklardan çoğumuz cildimize abartılı makyaj yapmaktan kaçındık.Soğuk havalar başlayınca benim için makyaj sezonuda açılmış oluyor .
Haziran ayında Nyx Cosmetics in Bağdatcaddesin de açılmış olan mağazını ziyaretimde adığım ürünlerden birtaneside Makyaj sabitleme spreyi Nyx Dewy Finish di.Çok kuru ciltli olduğum için ben ıslak bitişli olanını tercih ettim.Yağlı ciltler için mat bitişliside mevcut.
O zaman ne kadara aldığımı hatırlamıyorum ama 60 ml bu ürün sitesinde şuan satış fiyatı 23.95 TL
Haziranın son haftaları ve temmuz ayının ilk haftaları 4-5 kez kullandığım sonrasında sicak havadan dolayı bırakmak zorunda kaldığım bu ürünü bir haftadır uyguladığım makyajlarımda tekrardan kullanmaya başladım.

Nyx Dewy Finish

Özellikle uzun saatler  dışarıda olmak zorundaysanız ve makyajınızın bozulmasını istemiyorsanız adeta bir kurtarıcı oluyor sabitleme spreyleri.Daha canlı taze bir görünümü sağlayan ıslak bitişli bu sprey bir kaç saat aralıklarla bence yenilenmesi gerekiyor.
Çok kuru ciltli olduğum için pudra ağırlıklı yaptığım makyajlar genellikle cildimde çok belli oluyor.Bu sprey bu görüntüyü aldığı için çok daha taze canlı bir görüntü sağlıyor.
Küçük boyutlu olması rahatlıkla dışarı çıkarken yanınızda fazla yer kaplamadan taşımanıza olanak sağlıyor.
Çok beğenerek kullandığım bu ürün bitince tekrar alacağım ürünler listesine girdi bile.


7 Ekim 2016 Cuma

Foodproject Yemek Okulu harika bir workshopla başladı

Foodproject workshop


Kadıköy-Moda semtinde 9 ay önce lezzet severlere kapısını açmış olan Fooodproject,duvarlarında mutfağından çıkan yemek reçetelerini paylaşan fast food bir cafe.Sadece tarif sunmuyor,aynı zamanda güvendiğiniz tariflerinizide burada herkesle paylaşmak adına hazırlanmış panoya asıp çıkabiliyorsunuz.
Foodproject Mutfağında neler var hemen kısaca bahsedeyim,zira lezzeti yazıya dökmek inanın çok zor.

Foodproject Moda

Foodproject  hiç bir katkı malzemesi kullanmadan tamamen doğal bitki meyve özleriyle hazırlanan limonatalarıyla şimdiden meşhur olmuş bile..Aklınıza dahi gelmeyecek çok çeşitli meyvelerden hazırlanmış bu limonataların bağımlısı olacağınıza eminim.  60 a yakın içinde zeytinyağlı larında bulunduğu birinci kalite ürünlerden oluşmuş açık büfe kahvaltı ise çok uygun fiyatıyla bu lezzetleri tatmaya sizleri davet ediyor.Bige Şefin kendi elleriyle açmış olduğu mantı ise  bir harika, gün içi yada akşam öğünü olarak damaklarınızda yer bırakacak.Sadece bu kadar mı elbette değil.Daha bir çok çeşit lezzeti keşfetmek için foodprojecte uğramanız yeterli.
Foodproject Moda Bige Şef


Lezzeti paylaşmayı,sırları püf noktalarını kendine saklamadan iyi yemek yapmayı herkese öğretmeye gönüllü olan foodproject mutfağın şefi,mekanın sahibi Bige Şef ,yurt dışında aldığı eğitim birikimiyle, eğitim şefi olarak yep yeni bir projeye de imza atarak yemek okulunu başlatmış..Meksika mutfağından,Türk mutfağına kadar sizlerin tercihleri doğrultusunda mini guruplardan,kişiye özel yada çiftlerin ,günü birlik eğitimler alırken aynı zamanda birebir uygulamalı yemekler pişirebileceği yemek workshopları programı çok ilgi göreceğe benziyor.

Foodprojectmoda workshop

Sevgili blogger arkadaşım Funda nın davetiyle katıldığım mekanın ilk yemek workshopunun öğrencilerinden biride ben oldum.
Bige Şefin tarifiyle ilk önce köy ekmeği,ardından fırında peynirli tavuk ve en tatlı bitiş olarak da klasik Brownie yaptık.
Tarifler konusunda oldukça şeffaf ve paylaşımcı olan şefimizin izninide alarak ,sizlerlede paylaşıyorum.


Foodprojectmoda Köy ekmeği


Köy Ekmeği
Malzemeler: 
225 gr un
75 gr köy unu
8 gr maya
6 gr tuz
15 gr tereyağ
205 ml su
150 gr mayalı hamur
Yapılışı:
Tüm malzemeleri ekleyerek yoğurduğunuz hamur üzeri streçlenerek 45 dak. mayalanmaya bırakılır.
Mayalanma sonunda tepside şekillendirilen ekmek 2. mayalanma süreci için üzeri bezle örtülerek bekletilir.
Ekmeğin boyutu iki katına ulaşınca 200 derecede 45 dakika pişirilir.


Peynirli Tavuk tarifi


Peynirli Tavuk
Malzemeler:
Yarım su bardağı peynir kraker
Yarım su bardağı mozzarella
2 adet kalça tavuk
2 çorba kaşığı krema
Kurutulmuş frenk soğanı
Yapılışı:
Tavukları mümkünse bir gece kremada bekletin.Krakerleri rondadan geçirin,frenk soğanı ve peynirle karıştırın.Tavukları hazırladığınız karışıma bulayıp,fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin.

Klasik brownie tarifi


Klasik Brownie
Malzemeler:
100 gr bitter çikolata
50 gr küp küp tereyağ
1 adet yumurta
70 gr tozşeker
31 gr un
5 gr kakao
Bir çimdik tuz
Yapılışı:
Şeker ve tereyağını rengi açılıp köpü köpük olana kadar iyice çırpın.
Sıcak erimiş tereyağ ve çikolatayı bain marie usülü eritin ve yumurta karışımına ilave edin karıştırın.
Geri kalan malzemeyi ekleyip hızlıca karıştırın ve kalıba dökün.Orta dereceli fırında kürdan temiz çıkana kadar pişirin.İstediğiniz bir marmelat yada sosla süsleyin.

Foodproject de geçirdiğimiz harika workshopda Bige Şefimizin önderliğinde hazırladığımız bu lezzetler böyleydi.Özellikle ilkkez köy ekmeği yapıyor oluşum ve sonucunun bukadar başarılı ve lezzetli olması inanın ekmek yapma konusunda bana bile şefk verdi.:)

Foodprojectmoda yemek okulu

Foodprojectmoda yemek okulu



Foodprojectmoda yemek okulu


 Bu güzel workshoplar farklı lezzetlerle devam edecek.
Eşinizle,arkadaşlarınızla bire bir katılabileceğiniz bu eğitimler için şimdiden yerinizi ayırtın derim.
Detaylı bilgi  için  foodproject e ait aşağıdaki sosyal medya hesaplarından iletişime geçebilirsiniz.

Adres: Caferağa, Dr. Esat Işık Cd. No:33, 34710 Kadıköy/İstanbul
Telefon: (0216) 363 2828

İnstagram: foodprojectmoda
Facebook:foodprojectmoda

Bu güzel davet için sevgili Funda  cığıma,güler yüzü ve sımsıcak karşılamasıyla bu güzel eğitimi bizlere sunan değerli Şef Bige hanım ve tüm foodproject personeline,tüm gün etkinliğimizi kare kare fotoğraflayan Photographer Barış Karasapan a yürekten teşekkürlerimizle.

Güzel etkinliğimiz in her anını kaydettiğim videomuzu aşağıda izleyebilirsiniz.




6 Ekim 2016 Perşembe

Pastel Nude tekli Far İncelemesi



Yaptığım makyajlarda hep kendime yakştırdığım renkler nude tonlar.
Yaz başından bu yana ve tüm yaz bronzlaşmış tenimle uyumun dan çok memnun kalarak kullandığım bu mini Pastel Nude farlar bugünkü blog konuğum.
Çok canlı renkleri başkalarında görüp hep özensemde alışkanlık olmadığından mı yoksa herzaman naif sadelik sevdamdanmıdır bilemiyorum ama soft renkler daima favorim.
Bu yaz havuz güneş ikilisiyle bol haşır nesir olup ilkkez uzun süre istediğim bronzlukta kalabildiğimden yaz akşamları bol bol kullandım bu cici farları.
3 lü seri gibi duran renkler tek başlarına bir göz makyajını tamamlamaya yettiler.
Renkler okadar birbiriyle uyumluki farklı renkte ilave bir fara ihtiyaç bile duymadım.
İnce yapılı bu farların pigmentasyonu  orta derecelikte.Renk almada koyu renkler daha iyi bana göre.

Pastel Nude Farlar


71 skin mat bej/kemik rengini gündüz tek başına göz kapağımın tamamına uygulayarak da  kullandım çoğunlukla.Akşam makyajımda hem baz olarak hemde göz kapağının aydınlık olmasını istediğim bölgelerde kullandım.

Pastel Nude Farlar
Aslında en favori farım 83 Chiç oldu.Işıltılı bakır tonu olan bu renk göz makyajımın yanısıra ,elmacık kemiklerimin üzerine hafif dokunuşlarla  hıghlıghter olarak da kullandım.:) Bronz tende inanın çok hoş bir yansıma ışıltı veriyor.

Pastel Nude Farlar

77 Dark Coffe rengi göz makyajında gölgelendirme için gerçekten çok güzel.Alt kirpik diplerime ben kalem çekmeyi sevmediğim için o bölgenin gölgelendirmesindede  bu rengi çok severek kullandım.Çok sert olmadan yumuşak bir belirginlik sağlıyor.
Ambalajlarının boyutlarına göre gerçekten çok bereketliler.
Çantaya at çık zahmetsiz yer kaplamayan makyaj malzemelerini çok seviyorum.
Pastel Kozmetiğin 16 renkten oluşan bu far serisine firmanın online sitesi olan pastelshop dan rahatlıkla inceleyebilirsiniz.

MAMAPED Mama Sandalyesi Oturak ve Masa Kılıfı

Fidan Duman


Türkiye’de ve dünyada ilk kez, hijyen konusunda hassas olan annelerin ihtiyacını karşılamak amacıyla0- 4 yaş arası,mama sandalyesi kullanan bebek ve çocuklar için üretilen‘MAMAPED Mama Sandalyesi Oturak ve Masa Kılıfı’ lansmanı Zorlu Center Funloft’da gerçekleşti.
Türkiye’de ve dünyada ilk kez, hijyen konusunda hassas olan annelerin ihtiyacını karşılamak amacıyla 0- 4 yaş arası, mama sandalyesi kullanan bebek ve çocuklar için üretilen ‘MAMAPED Mama Sandalyesi Oturak ve Masa Kılıfı’ lansmanı Zorlu Center Funloft’da gerçekleşti.
Bebek ve çocuklar için yaygın olarak kullanılan mama sandalyeleri ile uyumlu ve standardize edilmiş olarak ‘iki parçalı set’ halinde tasarlanan ‘MAMAPED mama sandalyesi oturak ve masa kılıfları’, sağlığa zararlı olmayan kumaştan (bebek bezi ile aynı muhteviyatta) ve desen baskısında gıda boyası kullanılarak sağlıklı malzemelerden üretildi.
Tüm mama sandalyelerinde sırt- oturak ve ön masa/ tablasında kullanılmak üzere, ‘tek kullanımlık’ veya ‘yıkanabilir’ özellikte bir çok defa kullanılabilir olarak üretilen koruma kılıf ve örtüleri, mama sandalyelerine uygun bağlantı aparatları ile her mama sandalyesine uyumlu hale getirilerek kullanılabiliyor.
0- 4 yaş arasındaki çocuklar için dış ortamlarda kullanılan mama sandalyelerinin, bebek ve çocuk sağlığı açısından risk taşıdığı, yeteri hijyene sahip olmadığı ve çocuklar için tehlike oluşturduğu gerçeğinden hareketle Mamaped’in ortaya çıktığını belirten Mamaped Kurucusu Fidan Duman, ürünün annelerin dış ortamlarda ortak kullanılan mama sandalyelerindeki hijyen ihtiyacını karşılayacağını vurgulayarak şunları söyledi:  ‘Mamaped’in her bebek ve çocuğa özgü ve kişisel kullanıma tahsis edilebilir olması, günlük hayatta, ister evde, ister café- restaurant- fast food alanları- anaokulu/ kreş/ okul- hotel- avm- hastane- uçak- mesire alanları- hava alanlarında kullanılabilir olması, pratik, ekonomik, kolay monte edilebilen, çevre dostu, bebek ve çocuk dostu, aile dostu gibi özellikleri ile ürün, anne, bebek ve çocuklara hitap etmektedir. Ayrıca istenirse çeşitli aktivite (boyama, bulmaca...vs) ve görseller, doğum günü ve parti organizasyonları için özel baskı ve desenler ile de bu kılıflar üzerinde çalışmalar yapılarak çeşitlenebilir ve zenginleştirilebilir. Web sitesi üzerinden satışımız başladı. Mamaped yakında bebek markalarının internet satış kanallarında ve bebek mağazalarında da yaygın olarak satışa sunulacak.” dedi.
Bebeklerin 6. aydan itibaren beslenme alışkanlıklarını kazandığını belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Demet Matben, çocukların sofra yerinin belirlenmesi, uygun ve rahat bir ergonomide yemek yiyebilmeleri ve oturma alışkanlığının elde edilmesinde mama sandalyelerinin rolünün oldukça büyük olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Bir çocuk ya da bebek ne kucakta ne de anne kucağında olmamalı ve nerede yemek yiyeceğini idrak ederek, beslenme alışkanlığını düzgün kazanmalıdır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar ve çalışmalar göstermiştir ki, BLW yöntemi denilen çocuğun kendi kendine yemeğe teşvik edilmesi, kendini besleme alışkanlığı kazanması çocuk gelişiminde ve beslenmesinde oldukça önemli bir yöntemdir. Yemek yeme süreci hızlı olmamalı, bebek ve çocuğun yemek yeme haklarına saygı duyulmalı ve onları bu konuda teşvik ederek özgürleştirmeye çalışılmalıdır. Telaş ve hijyen sıkıntılarının bu kılıflar sayesinde bu açıkları kapatması, anne ile bebeğin hijyen ve mutluluğunu ön plana çıkarması, yemek yemenin sorunsuz hale getirilmesi, bebeğin kendi haklarına da saygı duyulması ve özgüven artışının da sağlanmasında oldukça önemli rol oynamaktadır.”  dedi.
Katı gıdalara, ek mamalara geçiş sürecinde, çocuğun sosyalleşme döneminin başladığını ve çocuğun mama sandalyesinde oturuyor olmasının onun toplumun bir parçası olmaya başlaması anlamına geldiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Aytül Serpel ise, çocuğun mama sandalyesinde yemek yiyor olmasının çocuğun psikolojik gelişimi açısından, sosyal beceri ve ince motor gelişimi açısından da çok önemli olduğunun altını çizdi.
Mama sandalyesinde yemek yemenin, çocukların duyu ve doku keşfi için gerekli olan zamanı sağladığını ifade eden Serpel, “Çocuğun meyveyi alması, koklaması, ezmesi, elinde ufalaması, ağzına atıp çıkarması, eline aldığı gıdayı yavaş yavaş keşfetmesi ancak ona imkan ve zaman tanırsak mümkün oluyor. Gıdaya dokunmak 'ince motor gelişimi'nin tamamlanması demek. Etrafa dökülme saçılma kaygısı olmadan çocuğun gıdalara dokunması ve keşfetmesi de artacaktır. Bunları yaparken matematik zekadan analitik düşünceye kadar pek çok farklı beyin bölümünü ateşlemiş oluyoruz. 0- 2 yaş arasındaki çocuğa yaptırılabilecek en iyi hareket tutma hareketidir. İlerideki bir çok zeka bölümünün gelişimini sağlayan hareket buradan başlıyor” dedi.
Serpel, ağzına yemek tıkıştırılmayan, bedenine saygı duyulan çocuğun sağlıklı bir yeme alışkanlığı geliştirdiğini vurgulayarak 0- 2 yaş arasındaki çocukların ihtiyacına nasıl cevap verildiğinin, ileride çocuğun kendi ihtiyaçlarına nasıl sahip çıkacağını belirlediğini aktardı. Serpel: “Telaşla, ağzına tıkıştırarak yemek yediriyorsak, ileride çocuk keyif alacağı şeyleri de telaşla yapıyor ve bunlarla ilgili kaygılanmayı öğreniyor olacak. Çocuk için devamlılık, istikrar ve ritüeller beslenme alışkanlıkları için oldukça önemli öğelerdir. Aynı mama sandalyesini, koltuğu görmek, aynı saatte uykuya dalıyor olmak ve bu ritüellerin oluşturulması, onların gelişimi için oldukça önemlidir. Çocuk aynı kılıfı hem ev ortamında hem de dış ortamda sürekli gördüğünde ‘burası benim yemek alanım, burası benim aşina olduğum, güven içinde olduğum bir yer, yemek ritüelim başlıyor, ben burada yemek ihtiyacımı güven içinde gerçekleştirebilirim’ hissiyatını geliştiriyor” ifadelerini kullandı.

FİDAN DUMAN KİMDİR?

İzmir’de doğdu.  İlk-orta ve lise öğrenimini İzmir’de tamamlayarak 2006 yılında İnşaat Mühendisliği’nden mezun oldu. İstanbul Teknik Üniversitesi Yapı İşletmesi Anabilim Dalı yüksek lisansı sonrasında “Yüksek İnşaat Mühendisi” ünvanını aldı. Yüksek lisans tez konusu ile birçok konferans ve seminerde davetli konuşmacı olarak katıldı. Uzun yıllar orta ve üst düzey yönetici olarak çalışan Duman, Türkiye’nin sayılı prestijli ve özel inşaat projelerinde yer alarak, Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena- Galatasaray Spor Kulübü’nde 6 yıl görev yaptı. Mesleğini icra etmeye devam eden Duman,  kurduğu kişisel blog, site, marka ve tescil ürünü ile ilgili çalışmalarını sürdürmektedir. Evli ve 2 çocuk annesidir. Yabancı dili İngilizce’dir.

Fidan Duman

Mamaped

İletişim: 0533 040 04 18

info@mamaped.com

5 Ekim 2016 Çarşamba

Ameliyatsız cilt gençleştirme de EINXEL Altın İğne uygulaması


Ameliyatsız cilt gençleştirme


Hem erkekler hem kadınlar olarak yaş alalım ama yaşlanmayalım isteği her zaman arzumuzdur.
Artık hepimizin arzusu olan bu isteğin gerçekleşmesi için güzellik sektöründe uygulanan çok başarılı sonuçlar alınan Altın İğne yöntemi var.
Ağrısız acısız her hangi bir yara kesik yada kanama olmadan uygulanan bu yöntem sonucunda aynı gün içersinde sosyal yaşamınıza dönebilme imkanıda diğer yöntemlere göre en öncelikli tercih sebebi.
Altın İğne, 4 mevsim uygulanabildiği gibi,her cilt tipinede uygulama imkanı sunuyor.
İsterseniz öncelik olarak Altın iğne nin cilt gençleştirmenin yanı sıra hangi şikayetlere karşı tedavi içerdiğine bir göz atalım.
✔Cilt kırışıklıklarının tedavisi
 ✔Cilt yenilenmesi ve kalitesinin arttırılması
 ✔Yüz, boyun, dekolte bölgesi sarkmaları
 ✔Yara izi (skar) tedavisi
✔ Sivilce izlerinin tedavisi
✔ Cilt lekelerinin tedavisinde
 ✔Gebelik çatlaklarının tedavisi
 ✔Kilo alıp verme gibi çeşitli nedenlere bağlı oluşan çatlakların tedavisi
✔Kol ve bacaklardaki sarkmaların tedavisi 
✔Gözeneklerin sıkıştırılması
✔Yaz aylarında artan koltuk altı ter tedavisi
Altın İğne uygulamasıyla tek seans da bile etkisini görebileceğiniz bu uygulamayı Shapemaster Güzellik Merkezinde 2 seans olarak deneyimledim.
Etkilerini öğrendiğimize göre,altın iğne nasıl uygulanır,etkileri nekadar sürede görülür hemen bahsedeyim.


Mikro-altın iğneler ile donatılmış olan radyo frekans cihazının akım çıkışı sağlayan ünitesi derinin üst tabakası olan epidermisi atlayıp, dermis denen orta tabakaya ulaşmaktadır. Kullanılan iğnelerin uzunlukları 0.5 ile 2.0 mm arasında değişmektedir. Burada kullanılan iğneler altından yapıldığı için bu yöntem “altın iğne” olarak ta anılmaktadır. Bu yöntem de yapılan bir yeni aşama ise akımın tüm iğne boyunca değil, yalnızca iğnenin ucundan verilmesidir. Böylece çok daha az hasar ile çok daha güzel sonuçlar alınmaktadır.

Ameliyatsız çilt gençleştirme


Cilde batırılan iğneler,üst deride bir hasar oluşturmadan derinin alt tabakasında 60 dereceye kadar dokuyu ısıtıtarak etki yaratıyor ve kolejen sentezini arttırıyor.
Isınan kolojen lifler bir birine yaklaşarak,cilt bana bir hasar geliyor şeklinde algılayarak kolejen sentezini uyarıyor ve kendi kendini onarmaya başlıyor.
Uygulama öncesinde 30 dakikalık lokal anestezi için sürülen kremler sayesinde hiçbir şekilde acı sızı hissetmiyorsunuz.

Ameliyatsız cilt gençleştirme

Altın iğne işlemi bittikten sonra 20 dakika ciltte kalacak olan kolojen maskesi uygulamasıyla tamamlanmış oluyor.Uygulamasının en büyük özelliği ise ciltte kızarıklık, pullanma ve soyulmanın olmamasıdır. 3-5 saat kadar geçici hafif bir pembelik oluşuyor. Dolayısıyla günlük yaşantınızda hiç bir kısıtlama yapmayan bir tedavi sonlanmış oluyor. Uygulamanın yapıldığı ilk günden itibaren 6 aylık bir süre sonuna kadar cilt sürekli yapılanma aşamasına devam ettiği için etkilerini gün geçtikçe dahada artarak görebiliyor hissedebiliyorsunuz.
Bu güzel sonuçları yaşayabilmek için gelişen teknolojinin bu nimetlerinden faydalanmak da bizlere kalıyor.
Aşağıdaki videom da uygulama aşamalarını birebir sizler için görüntüledim.
Bu konuyla ilgili başka merakettikleriniz varsa yorum kısmına yazabilirsiniz.
Elimden geldiğince yanıtlamaya çalışırım.
Sevgiyle güzellikle kalın


2 Ekim 2016 Pazar

Şile de bir cennet Saklı Göl

Şile Saklı Göl


Yazdan kalma nefis bir hava,üstelik Ekim ayının daha ilk günleri.Soğuk günler gelmeden bu güzel havaları değerlendirmek lazım diyerek, rotamızı Şile belirleyip  yola çıktık.İstikamet Şile'ydi evet taki Şile girişinde Saklı Göl tabelasını görüp merak edene kadar.
Şile girişinde sağa yön tebelasıyla girdiğimiz güzel dar bir yolla 5 kilometre sonra Saklı göl e ulaşmış olduk.
Karaman dere köyünde bulunan , ormanlık içersin de gizlenmiş harika bir göl burası.

Şile Saklı Göl


İlk önce bir otoparka giriyorsunuz.Bir tepe, göl nerede hani diye düşünürken, karşınıza çıkan ahşap merdivenleri tırmanıp,  tepeyi aşar aşmaz harika manzarayla karşılaşıveriyorsunuz.
İstanbul un bu kadar yakınında yem yeşil ormanın içersin de bu gölü görüp de hayran olmamak elde değil inanın.
Şile Saklı Göl
Yapay bir baraj gölü olan Saklı göl,fotoğraf çekmek ve doğa yürüyüşü yapmak için tercih edebileceğiniz bir yer.Hafta sonları oldukça kalabalık olduğundan erken saatlerde gitmenizde fayda var.
Şile Saklı Göl
Şile Saklı Göl


Göl etrafında bulunan restorant ve çardaklar şeklinde piknik ve mangal için ayrı konuşlandırılmış bölümler de ister kendi malzemelerinizi götürerek, masa kiralıyarak zaman geçirebilirsiniz,isterseniz de restoran da seçtiğiniz menüyü sipariş ederek karnınızı doyurabilirsiniz.

Şile Saklı Göl

Göl kenarında yatılı konaklama imkanı malesef yok.
Günü birlik gezi için tercih edebileceğiniz harika bir bölge.Gidip görmediyseniz bence imkanınız varsa mutlaka gidin ve gezin.

Şile Saklı Göl